EN BABA YARALAR

Babasızlığın da hikâyesi yazılmalıdır bence. Babasına büyük bir aşkla sevdalanıp onun ölümüyle, yokluğuyla kolu kanadı kırılan insanların hatta ziyadesiyle kız çocuklarının hikâyesi. Babadan bahsedildiği her seferinde bir damla gözyaşı, ses titreyişi, elini ayağını nereye koyacağını bilemeyiş, babası artık evde olmayan evlatların yersiz yurtsuzluğunu ele verir.

Evlatların ülkesi, anne ve babalarının sevgi dolu varlığıdır. O varlık yittiğinde, içeride insanı ayakta tutan direklerden bir tanesi çöker gider. Onca zorluğa göğüs germiş, meslek piramidinde yukarılara tırmanmış, belirli bir kademeye gelmiş insanlar dahi; bir bakarsınız babanın ölümüyle çocukluğun atlas elbiselerini yeniden kuşanırlar.

Varlık, güvenlik ister. İnsan bu dünyada hep güven duygusunu arar. Hep güvenmek ve güvenilmek ister. Ama ölüm, güvenlik hissimizi kesintiye uğratır. Babanın ölümüyle ürkek bir kuş içlerimize girip yerleşir. Sanırız ki; bu dünyada imdat isteyeceğimiz, fikrini alacağımız kimse kalmamış ve böylesine bir dünyada tek başımıza ayakta durmak mecburiyeti doğmuştur.

Anne babalarımızın varlığı bizlere hep bir yaşama direnci verir; bir çocuklaşma eğilimi, olur olmadık zamanlarda şımarabilme ayrıcalığı… İnanın az bir şey değildir bu. İnsanın ruhunu ezen modern çalışma düzenine, giderek maddileşen ve insani özünü kaybetmeye yüz tutmuş hayata, menfaat güden insan ilişkilerine, dışarıdaki dünyada süren onca zalimliğe karşı kendimizi ve yüreğimizi koruyabileceğimiz bir sığınaktır.

Çocukluğumuzun o eşsiz limanına koşmak, başımız ve yüreğimiz her sıkıştığında bize iyi gelir. Her evlat için baba faktörü çok önemli olsa da baba-kız ilişkisinde bunun ötesinde bir şey var. Kız çocuğu için baba, hayatındaki ilk erkektir. Ve bizim ilerideki tüm ilişkilerimizi etkileyecek, anne babamızdan miras aldığımız kodlamalardır. Anne babalarımızın olumlu, sıcak, sevecen kişiliği ilerideki hayatımızda diğer insanlarla daha sağlıklı ilişkiler kurmamıza zemin hazırlayacaktır muhakkak. Sıkıntılı kodlamalar varsa da uğraşır dururuz yaşam boyu. Bazen onu düzeltmek için uğraşır bazen de başka kodlamalar icat ederiz.

Ama benim derdim, babadan bahsedilen her seferde güven duygusunu iliklerine kadar hissedebilen o evlatlarla. Kendisine farklı olduğu ve farklı sevildiği hissettirilmiş,  o doyurucu baba-evlat ilişkisini tüm saadetiyle tatmış olan evlatlarla. Bu dünyada biricikliğin saltanatı kendisine doya doya tattırılmış bir çocuk için bundan daha büyük bir ayrıcalık olabilir mi?

Allah hayırlı uzun ömürler versin ben o acıyı yaşamadım çok şükür. Düşüncesi bile insanı ziyadesiyle üzüyor. Fakat sadece ölüm sebebi ile değil, herhangi bir şekilde babalarından ayrı olan tüm çocukların, insanların acısı beni de hüzünlendirmekte.

Ama özleyebilmek… Gidenler geride kalanlara bundan daha büyük bir hediye bırakabilirler mi? Babalarımız artık uzak yerlerde olsalar da, özleyebilmek büyük saadettir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yeliz Seyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

12

Fatih Şahin Photograph - ''her canlı ölümü tadacaktır'' der ayet-i kerimede.

Hz. Peygamber de bir hadisinde ''ölçülü sevin'' demiştir.

Her nekadar bu bilgilere sahip olarak ve mümkün olduğunca müslümanca yaşamaya çalışsak da maalesef ölçüyü kaçıranlardan oluyoruz yine de. Sevigide de nefrette de. Demem o ki ölçüyü sevmek ve sevilmenin yanında sevinmede de kaçırmayın. Zira sizin sevindiğiniz hadiseden, eşyadan, nesneden veya insandan mahrum olan insanlar da olabilir etrafınızda.

Anneler ve babalar; Yeliz hanımın da değindiği gibi çocuklarınızın geleceğini güzel kodlayın.

Ve evlatlar; size de en az anne ve babanız kadar görev düşüyor.

Yine çok güzel bir yazıydı. TEBRİK EDERİM...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 04 Mart 05:56
09

Mevlüt Seyhan - Hangi sebeple olursa olsun, babalarından ve annelerinden ayrı kalmak zorunda kalan çocuklar yüreğimiz de dert olmalı, dert olsa keşke :(

Kalemine sağlık. Çok güzel bir yazı olmuş.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 03 Mart 09:53
11

Emine Gündoğdu - @Mevlüt Seyhan 09 nolu yoruma cevabı: Allah yolunu ve batının açık etsin kardeşim. Bu güzel yazılarının devamını okumak isteriz.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 03 Mart 22:49
08

Ragıp Özata - Rabbim, babasına hasret, annesine özlem içinde yanan bütün çocukları ebeveynine kavuştursun inşallah.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 03 Mart 02:39
07

Emlne - Herhangi bir şekilde babalarından ayrı olan tüm çocukları Allah kavuştursun canım. Duana binlerce aminnn. Kalemine sağlık.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 02 Mart 23:58
06

Tarık Ali Seyhan - beni çok duygulandırdın annecim.seni çok seviyorum

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 02 Mart 22:12
05

Yakup - Allah kimseye evlat acısı vermesin. İyiki varsınız, sizleri çok seviyorum.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 02 Mart 15:49
03

A.babayiğit - O kadar güzel bir yazı olmuş ki okurken boğazım düğümlendi,gözüm yaşardı. Ebeveynlerimi kaybetme düşüncesi bile içimi titretti.Insan anne babası yaşarken tam manasıyla çocukluktan çıkamıyor. Ne zaman düşse onların şefkatli kollarında alıyor soluğu. Onlar bizim gizli güçlerimiz. Rabbim hayattayken kıymetini bilen ,rızasını alan evlâtlardan eylesin inşaallah...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 02 Mart 08:42


Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?