CHP’yi en fazla, kendi içindekiler yoruyor…

CHP olmasa siyaset kurumu kimi konuşacak, kimi eleştirecek?           Yalnız onlar değil, gazeteciler olarak bizler ne yazacağız?                  

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki; CHP, en çabuk ve en kolay biçimde eleştirilip yazı yazılabilen bir parti…

Denmedik şey bırakılmıyor ama CHP yöneticileri bunları, bazen laçkalık seviyesine gelse de genellikle büyük bir olgunlukla karşılıyor…

Bu, demokrasi anlayışı açısından CHP’deki hoşgörü kültürünün ürünü…

Hem ülke geneli hem ilimiz böyle…

Bir benzeri ise dünyada yok…

Ya CHP olmasaydı ne olurdu bu siyasetin hali?

Sevinenler inanın çok azınlıkta kalır, çoğunluk ise böyle bir şeyin doğru olmadığını düşünürdü... 

İçeriden eleştiri CHP’yi yoruyor…

CHP’yi eleştirmek elbette rakip partilerin zaten görevi. Kendi solunda duranlardan sosyalistlere kadar uzanan yelpazede bulunanlar ise CHP’yi her zaman küçümserler ve asla oy vermezler ama herşeyden sorumlu tutup eleştirmekten de asla geri durmazlar.

Bunlar siyaset dünyasının doğasından ileri geliyor onun için olağan karşılıyorum…

Ancak CHP’nin kendi içinden çıkan ve bazen çok sertleşen, bazen acımasızlaşan hatta bazen de seviyesi çok düşen eleştirileri anlamakta zorluk çekiyorum.

Hele bütün bunların aleni biçimde kamuoyu önünde yapılmasını ve giderek de artmasını çok ayıp buluyorum. Bunun particilikle, partinin genel menfaatleriyle hiç alakası yok.

Üstelik eleştirilen yönetimler atanmış değil seçimle iş başına gelmiş yöneticilerden oluşuyor.

Partili kadrolar seçilmiş yöneticilerini kamuoyu önünde eleştiremez, eleştirmemelidir de. (Bu ahlaki değil, tüzük açısından da suçtur ama demokrasi diye işlem yapılmıyor)

Eleştirilerin yapılabileceği yer partinin düzenlediği toplantılardır. Parti bu tür toplantıları yapmıyorsa, yönetimler zorlanmalı. Parti üyelerinin ve kadrolarının görevi bu olmalıdır. Yoksa kamuoyu önünde eleştirmek kimseye bir faydası dokunmayan disiplinsizliği teşvik eden   bir iştir...

Hani parti disiplini, hani CHP kültürü, hani etik anlayış. Bunları yaşayan ve hoşgörüyle karşılayan bir başka partiyi örnek verebilir misiniz?

Allah aşkına CHP’deki bu hoşgörü fazlalığı sizce hangi partide  var?

Bulamazsınız…

Hiç birinde yüzde bir müsamaha göremezsiniz…

CHP’liler bunu “Onlarda biat kültürü var biz de yok” deyip geçiştirmesin…

Hele hele bunu “Parti içi demokrasi” diye izah etmeye de hiç kimse kalkmasın...

Çünkü bu parti içi demokrasi falan değil…

Amiyane tabirle CHP’yi dingonun ahırına dönüştürmenin hiç kimseye faydası yok.

CHP bu ülke ve bu kentteki bütün sol renklerin ve itilmiş kakılmış kesimlerin şemsiyesidir. O şemsiye olmadığında kötü hava koşulları bütün renkleri bozup yok eder…

CHP bu ülkenin çimentosudur…

İktidar olamıyor diye eleştiriliyor, evet CHP hep muhalefettir... Bu gerçek CHP’nin zaten en büyük yanlışıdır. Ama unutulmasın ki muhalefetin olmadığı yerde demokrasi var denmiyor…

Yani CHP’nin varlığı ülkemizdeki demokrasinin teminatıdır…

İşte CHP’nin böylesi bir tarihsel sorumluluğu var. Zaten kendisine bir faydası olmayıp da diğer partilere her türlü faydası dokunan yegane parti de CHP’dir. O nedenle de son 50 yılda toplasanız 5 yıl iktidar yüzü görmemiştir. Hele hiç tek başına iktidar olmuşluğu yoktur. (Çok partili dönemin öncesi hariç)

Tugay Adak’ın intiharı…

Başka siyasi partilerin mensupları CHP’nin içine bakınca, bir intihar olayından bu kadar siyaset devşirilir mi diye sorup, şaşırıyorlar. Başka partiden biri kalkıp CHP için bir şey söyledi mi, ben hatırlamıyorum. Çünkü ölümün üzerinden siyaset yapmayı ayıp ve günah sayıyorlar da ondan. Ama CHP’nin içinde maalesef bu hassasiyeti dikkate almayanlar oldu. Üzücü olan ise bunun hala sürdürülüyor olmasıdır…

Yapmayın, etmeyin başkalarını kendinize güldürmeyin. İntihar meselesini artık kapatın, hiç kimse bir daha bu konuyu ağzına almasın. Bunun ne intihar edenin ailesine ne kente ne  CHP’ye bir faydası olmaz, üstelik ayıp ve günah da…

Akar, Tarhan, Yıldızlı ve Hürriyet...

CHP içinden herkes son zamanlarda il başkanı Harun Yıldızlı’ya, PM üyesi Tahsin Tarhan’a, TBMM Başkanvekili Haydar Akar’a, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e ve İzmit İlçe Başkanı Hakan Çakar’a vuruyor. Onları adeta kum torbasına döndürdüler. Önüne gelenin kamuoyu önünde bu isimleri uluorta eleştirmesi CHP’lilik değildir.

Çünkü bu isimler partiyi temsil eden ya da yöneten seçilmişlerdir.

Onları uluorta yerde ve maksadını aşan sözlerle eleştirirseniz bilin ki bunun zararını CHP görüyor. Yıllar önce Deniz Baykal “Kavgalı eve kimse gelin vermez” demişti, evet bu görüntü, bu algı CHP’nin üzerine yapışmamalı...

Elbette CHP’liler kendi yönetenlerini eleştirecektir ama bunu uygun yerde ve uygun zamanda yani partinin tüzüğü ile geleneklerine göre yapmaya mecburlar. Yoksa kamuoyunun önünde adeta küfür ederek değil…

Toparlayacak olursak;

CHP’nin neden oyları artmıyor diye herkes soruyor, genel merkez politikaları dışında, en önemli neden aslında bu.

CHP’li kurucu parti olmayla övünüp durmanın önüne artık başka bir şey koymalı.

CHP’liler artık şunu demeli;

“Bu ülkeyi ben yöneteceğim. O nedenle sorumluluklarım fazla. Önce kendi arkadaşlarımı sevmekle işe başlamalıyım. Sonra seçilmiş örgüt yöneticilerimi nerede ne zaman eleştirmem gerektiğini öğrenmeliyim. Sonra eleştirirken de elalemin ayıp karşılayacağı bir dili kullanmamalıyım”

CHP’nin kentimizdeki fotoğrafını son 50 yıldır bu kadar başıbozuk görmemiştim o nedenle düşüncelerimi iyi niyet temennisi olarak sundum. Benden bu kadar; gerisi CHP’nin Kocaeli ailesine kalmış...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

İnsan Oğlu - SAYIN YAZAR AKP ÖNCESİ KENDİLERİNE PARTİLİLERE CHP SİNE HİZMETLERİ OLAN SEFA SİRMEN HİKMET ERENKAYA TARAFTAR GRUPLARI OLUŞTU O YILLAR ZOR VE GÜZEL YILLARDI AMA CANLILIK VARDI İKİ İKEN PASTA DÖRT DE BÖLÜNDÜ AKARCILAR TARHANCILAR YILDIZCILAR ÇAKARCILAR BİR ARAYA GELEMEDİLER OLAN GERÇEK CHP Lİ LERE OLUYOR YAPILACAK OLAN ÖN SEÇİMDE KENDİNE GÜVENENLERİ PARTİ ÖNCE CHP Lİ ÜYELER SONRA BÜYÜK SANDIKTA HALK DEĞERLENDİRECEKTİR

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Mart 22:38
02

Nejat Bayhan - Parti içi demokrasi, ön seçim, adil eşit rekabet, etnik kimlikçilik, mezhep kimlikçiliği, kadın ve gençlerin temsiliyeti bunları okuyamadık yazınızda Sadun ağabey. Chp üyelerinin istediği tüzüğün adil uygulanması değil mi? İki seçim kaybeden tüzük gereği düşecekti. Yeni, başarılı, toplumda kabul gören yeni siyasetçiler neden CHP saflarında yer bulamıyor? Ne yazıkki bunları da göremedik yazınızda. Büskivi kutusunda yapılan ön seçimde dahi usulsüzlüklerin yaşandığı, yönetimlerce üstünün örtüldüğü rakip partilerin ağzına sakız olmanın faturasını sormayan sorgulamayanların disiplin çalıştırılarak partiden atılması ne kadar demokratik sizce? Ne yazıkki bugün CHP propagandasını sokaklarda yapacak kimse kalmadı.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Mart 12:13
01

Bir Dost - Parti genel merkezi siyaset üretmeyince mücadele sokağa değil içe dönük oluyor durum ülkenin tamamında böyle örgütlerde yanlız kentimizde örgütü iyi özetlemişsin,malasef gerçeķ hepsi.. Sabah erken kalkan rütbeli asker yok

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Mart 09:59