Ne dersiniz?

Geçen haftaki yazımda, Z kuşağı, nam-ı diğer milenyum çocukları hakkındaki genel bilgilerden bahsetmiştim. Bu yazımda, 2000 yılından sonra doğmuş “Z kuşağı” olarak lanse edilen kuşağın, içinde bulundukları toplum ve dünya ile ilgili düşüncelerine dair bilgiler paylaşmak istiyorum.

Ülkemizdeki Z kuşağı yabancı ülkelerdeki pek çok yaşıtlarının aksine kadın hakları, anayasal haklar, insan hakları, hayvan hakları, çevre hukuku, vb. konularda okullarda yeterli öğrenimi almadı. Öyleyse Z kuşağı bu konularda nasıl bu kadar duyarlı?

Bu kuşağın kendinden önceki kuşaklardan daha avantajlı olduğu nokta, uçsuz bucaksız dünya kütüphanesine yani internetin ortasına doğmaları…

İnternette her türlü bilgi var ancak büyük çoğunluğuna bilgi çöplüğü diyebiliriz. İnternetin faydalı olarak değerlendirebildiğimiz küçük kısmı üzerinden her nasılsa çocuklarımız alacağını almış gibi duruyor. Küresel gazete olan sosyal medyadan dünyanın her yerinden yaşıtlarıyla tanışıp görüşebilen, dertlerini milyonlara duyurabilen, farklı düşünceden, dinden ve etnik kimlikten milyonlarca insan gören bu gençlerin benimsedikleri değerler açısından diğer kuşaklardan ayrılması bu yüzden kaçınılmazdır, denilebilir.

Her gün kadın cinayetleri ile uyanıyoruz. Her gün doğamızın zarar göreceği bir noktaya fabrika veya başka kirletici yapı yapılacağını öğreniyoruz. Her gün haberlerde hayvanlara yapılan zulümlerle alakalı bir haber duyuyoruz.

Z kuşağının birinci önceliğini;çevre hukuku, hayvan hakları, kadın hakları, insan hakları gibi konular oluştururken, siyasi ve ekonomik gündem nedeniyle konular geri planda ve ‘konuşmayı unutturulduğumuz konular’ mahiyetinde kalıyor.

Gençlerimiz; bu topraklarda temiz hava solumak istiyor.

Gençlerimiz; kadının erkeklerle eşit haklara sahip olduğu bir düzende yaşamak istiyor.

Gençlerimiz; hayvanları bir eşya olarak görülmesini değil bir canlı olarak görülmesini istiyor. Gençlerimiz; anayasada kendilerine tanınmış olan en doğal haklarını sonuna kadar kullanmak istiyor. Irkından, dininden ve cinsel yöneliminden ötürü toplum tarafından yargılanmamak istiyor. Gençlerimiz; insan olmanın onuruyla yaşamayı parti siyasetinden önemli görüyor.

Belki de bu kuşağın hassasiyeti ve onların yetiştirecekleri nesiller ilerleyen yıllarda tüm dünyayı yavaş yavaş dönüştürerek, güzel değişiklikler yaşanmasına neden olur. Ne dersiniz?

Öyleyse ben de hiç kimsenin sosyal, dini, ırki ve cinsi yöneliminden ötürü yargılanmayacağı, eşit düzene sahip bir hayat yaşamasıtemenni ediyorum. Esen kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ozan Kutay Tan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?