Pandemide gidişat – Yeniden kitaplara gömülmek…

Pandemide gidişat

iyi değil…

Son iki üç gündür İzmit’teki kamu hastanelerinde çalışan doktor, hemşire ve idari yönetici konumunda bulunan pek çok tanıdıkla sohbet ettim. Elbette söylenenleri resmi bilgi olarak değerlendiremeyiz.  Ama hastanelerimizdeki genel havayı yansıtmaları bakımından çok önemli görüyorum. Çünkü hepsi sağduyulu ve işine gücüne odaklanmış gerçek sağlık emekçileri.

Yani ön yargıdan ve abartıdan uzaklar…

Anlattıklarına göre gidişatımız hiç iyi değil. Buna özel hastaneler de dahil…

Zaten etrafımıza baktığımızda vefatlardaki büyük artışı hep birlikte görüyoruz… Yine eş, dost ve tanıdık ölümleri arttı. Geçen yıldan farkı ise vefatların 60 yaşın çok altına düşmüş olması…

Hastanelerde normal ameliyatlar durmuş. Yoğun bakımlar dolmuş, vaka ve hasta sayıları sürekli arttığı için de bazı hastaneler geçen yıl olduğu gibi tekrar Pandemi Hastanesi’ne dönmüş. Bu gidişatın önüne geçilemez ise sanırım sahra hastaneleri devreye girmek zorunda kalacak…

Biz yaşadığımız strese dayanamıyoruz da cephenin en önünde savaşan sağlık çalışanları ne yapsın?  Onlar bizlerin baş tacı. Bütün kalbimle yeri gelmiş iken bir kez daha takdir edip, kendilerine şükranlarımı sunuyorum…

Öte yandan toplumun her kesiminde müthiş bir ekonomik sıkıntı var. Ülke olarak hiç iyi bir noktada değiliz. Pandemi süreci maalesef geçen yıla göre daha iyi yönetilmiyor. Hatta zaman zaman ipin ucunun kaçtığı izlenimleri ortaya çıkıyor…

Tabi bu aşamada ekonomik imkansızlıklar belirleyici oluyor…

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) dün bir açıklama yaptı. Son bir ay içinde tüm dünyada vaka sayıları iki kat artmış. Gelinen noktayı dünya bugüne kadar hiç görmemiş…

Bunların hepsini tartışıyoruz…

Türkiye dünyadaki pek çok ülkeden “iyi” desek ne olur “kötü” desek ne olur?

Bütün dünya çok kötüyse biz ancak “Kötünün iyisi” veya “Kötünün kötüsü- berbat” olabiliriz…

Peki ne yapacağız?

Yapabileceğimiz çok fazla bir şey yok…

Bir: TMM yani temizlik maske ve mesafeye dikkat edeceğiz.

İki: Sıramız gelince aşımızı olalım…

Üç: Enseyi karartmayalım… (Gazeteci, yazar rahmetli üstat Çetin Altan’ın bu sözünü ben ilave ediyorum)

 

Yeniden kitaplara

gömüldüm…

Pazar günü yasağına Cumartesi de ilave edilince gazetedeki çalışma programlarımız yeniden düzenlendi. Gazetenin internet sitesini evden hazırlıyor olsak da epey bir boşluk oluşmaya başladı ve bu yüzden ben geçen yıl olduğu gibi yeniden kitaplara gömüldüm…

Aslında yaklaşık 50 yıldır sürekli kitap okuyan biriyim ama bu Pandemi sırasında okumaya daha çok imkan bulmaya başladım. Tabi bu arada bazı alışkanlıklarım da değişti. Mesela artık eskisi gibi bir kitabı bitirip diğerine geçmiyorum. Aynı anda 2, 3 hatta 4 kitap okuyorum…

İki haftadır yine başladım bu tarz kitap okumaya…

Elimdekilerden bilgi vermek istiyorum…

Bir:

Epiktetos’un “İçsel Huzur, iyi yaşamın kapısını açar”…

Yıllar önce okumuştum ve etkilenmiştim, yeniden elime aldım. İnsanın hayata bakışını ve yaşam biçimini değiştirecek nitelikte güzel bir kitap…

İki:

Jonathan Rose’nin “İyi akort edilmiş şehir”…

Belediye Başkanlarını bu kadar eleştiriyor ve şehircilik üzerine ahkam kesiyoruz, bari bilgilerim çoğaltayım da kendilerine bazen önerilerde bulunabileyim istedim..

Dünyaca ünlü şehir plancısı Rose bu kitapta modern bilim, kadim uygarlıklar ve insan tabiatı bize geleceğin şehir yaşamı konusunda neler anlatıyor sorusuna ilginç yaklaşımlar sergiliyor.

Üç:

Klaus Schwab’ın Dördüncü Sanayi Devrimi…

Yazar kitabını iddialı biçimde şöyle anlatıyor; “Bu kitap geleceğe ilgi duyanlar, kendilerini bu devrimci değişimin fırsatlarını dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için kullanmaya adamış insanlar içindir”

Dört:

Sinan Canan ve Mustafa Acungil’in “Dijital gelecekte insan kalmak”…

Son iki üç yıldır kitaplarını en çok okuduğum isim Sinan Canan. Adeta müptelası oldum.  Şimdiye kadar 8-9 kitabını okudum. YouTube’dan bazen ilgi çeken konulardaki röportajlarını da izliyorum. Yani beni çok sardı. “unutulacak şeyler”, “Kimsenin bilemeyeceği şeyler”, “İnsanın fabrika ayarları” hemen aklıma gelen kitapları…

Bunlardan sonra hemen okumaya başlayacağım kitaplar da hazır;

İlber Ortaylı’nın Gazi Mustafa Kemal Atatürk(ikinci kez okuyacağım), Stephen Hawking’in Kara Delikler, Yuval Noah Harari’nin Homo Deus (yarının kısa tarihi) ve Sapiens (insan türünün kısa bir tarihi), Enver Konukçu’nun Süleyman Paşa( Kocaeli’nin ilk Osmanlı Yöneticisi)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.