Partilerin görünümü; CHP, İYİ Parti, HDP ve diğerleri (2)…

Dün iktidarı ve ona destek veren partileri ele almıştım. Bugün sıra muhalefete geldi. Tabi öncelik TBMM’de grubu bulunanlar sonra dışarıdakiler…

Artık partileri, bir Ankara’ya bir de yerele bakarak ele almak artık olmazsa olmaz haline geldi. Bu durumu yaratan şüphesiz hem Pandemi hem de dünyadaki dijital devrimin vardığı nokta. Aslında ikisi de birbirini etkileyip tetikledi. Zaten dünya teknoloji alınında büyük dönüşüme doğru süratle ilerliyordu pandemi ise çarpan etkisi yapıp, değişimi adeta ışık hızına çevirdi...

Analizlerimi biraz da bu pencereden bakarak yapıyorum…

CHP

CHP bu ülkenin çimentosu, olmazsa olmazı. Kurucu dönem hariç, çok partili siyasi yaşamda öyle uzun süreli iktidar olamasa da bir asıra yaklaşan yaşı ile adeta “Ben bu ülkenin hancısıyım” diyor…

Şu anda yalnız Millet İttifakı’nın içinde. Ama bununla kendini sınırlamıyor, aksine bütün muhalefeti bir arada tutmanın çabası içinde. Bu özelliğe sahip tek parti konumunda. Yani bütün muhalefetin hem lokomotifi hem şemsiyesi…

Ama sıkıntıları var. Muhalefeti bir arada tutma hassasiyeti gösterirken kendi tabanını konsolide etmekte zorluk çekiyor. Sahip olduğu belediyeler her türlü zorluğa rağmen bir yandan başarılı hizmetler üretirken diğer yandan da parti politikalarının önüne geçmeye çalışıyorlar. Bu da bazen partide iki başlılık havası oluşturuyor.

Muhalefetin genel anlamda büyüyor olmasına karşın CHP’nin oy oranının yükseltememesi ise büyük bir paradoks halinde.

Bütün bunlar üst üste gelince CHP’nin içinde ciddi bir basınç sıkışması oluşuyor.

CHP, muhalefeti bir arada tutma mücadelesi verirken kendi öz evlatlarını üvey evlat haline getiriyor. Halbuki bu derdini aşabilmesi için kendi evlatlarının moralini düzgün tutması yetecek...

Bunun için; Milletvekili ve belediye başkan adaylarının ön seçimle belirleneceğini acilen açıklamalı. İttifak anlayışında bu zor iş için bir yöntem üretmeli. Yoksa örgütlerdeki ataleti CHP gideremez. “Listeler yine Ankara’da masa başında hazırlanacak” düşüncesi, CHP’deki enerjiyi aşağı çekiyor. Eğer bunu çözemezse, birkaç ay sonra daha solda daha demokratik bir parti arayışının gündeme gelmesi kaçınılmaz olur…

Kocaeli’nde sıkıntılar aşılma evresinde. 31 Mart seçimlerinden sonra İzmit Belediyesi, İzmit İlçe ve İl örgütü arasında başlayan ahenksizlik rahatsız ediciydi.

Bir yılını geride bırakan İl Başkanı Harun Yıldızlı ve ekibi işte bu sorunu aşmaya doğru adımlar atmaya başladı. Bu CHP için iyiye işaret...

Ancak Kılıçdaroğlu’nun ikide bir Hürriyet’in Büyükşehir’e adaylığını zikretmesi, bütün örgütlerin çalışma düzenini bozuyor. Bu durum ise şu anda CHP’nin Kocaeli’ndeki en büyük sorunu halinde…

İYİ Parti…

Millet İttifakı’nın lokomotifi CHP dedik ama İYİ Parti olmasa lokomotiflik falan kalmaz. Şu anda İYİ Parti bütün muhalefetin en diri, en sağduyulu partisi konumunda. Duruşu ile hiçbir partinin beceremediğini başarıp merkezde kalabiliyor. Bu da onu yukarı çekiyor.

İYİ Parti’nin içi CHP’den farklı değil ancak Akşener,  Erdoğan’dan sonra partisine en çok hakim lider konumunda. Ayrıca Akşener’in politika üretim kapasitesi onu bazen de oyun kuruculuğa soyunduruyor. Yani Kılıçdaroğlu’nun CHP’de yarattığı ataletin aksine Akşener partisini yukarı doğru kımıldatmayı başarıyor…

Kocaeli’nde il başkanı Şanbaz Yıldız başarılı bir performans ortaya koyuyor. Partisini dinamik kılıyor. Yerinde ve zamanında yaptığı açıklamalarla gündemi belirleyip, lideri Akşener’e paralel çalışıyor. İzmit İlçe Başkanı Pelin Coştur Filiz  de elinden geleni yapıyor olarak dikkat çekiyor.

GİK üyesi Cumali Durmuş, Kocaeli teşkilatına pek karışmıyor. Büyük siyasi tecrübesini ve enerjisini genel politikaya ayırıyor ve Koray aydın ile sürekli yurdu geziyor...

Lütfü Türkkan ise adeta sosyal medya ile siyaset yapan polemikten beslenen, halktan uzaklaşan bir politikacı haline geldi. Kocaeli teşkilatlarına faydadan çok zarar verir durumda...

İYİ Parti Türkiye genelindeki ivmesini İl Başkanı Yıldız ile ilimizde sürdürmeyi başarıyor...

HDP…

En zor ve en sıkıntılı günlerini yaşıyor. Kendi içinde de çeşitli tartışmalarla karşı karşıya. HDP önemli bir yol ayrımında. Kapansa da kapanmasa da tutturacağı yolu netleştirmesi gerekiyor. Bunun için epey bir zamana ve enerjiye ihtiyacı var. İçinde bulunduğu koşullara rağmen yine de seçmen desteğini önemli ölçüde koruyor.

Ancak HDP için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak çünkü kendisini yenilemek zorunda. Eğer Türkiye partisi olma iddiasına sıkıca sarılırsa CHP’nin içinde bulunduğu açmazdan da yararlanarak, Haziran 2015 seçimlerinden çok daha fazla büyüyebilir.

SP…

En sıkıntılı partilerin başında geliyor. Öyleki ikiye bölünüp bölünmeyeceği bile tartışılıyor. Bu bir parti için, şüphesiz en zor durum…

Eskisi gibi özgül ağırlığı kalmadı. Bu da özgül ağırlığını hoyratça kullanmasından kaynaklandı. Çünkü muhalefetin AK Parti’ye karşı mücadelesinde kendini bir araç haline getirdiği algısı büyüdü... Bu da SP’yi, Milli Görüş misyonu ile sahip olduğu krediyi azalttı.

Yüzde 1’in önemli olduğu bu sistemde hem iktidar için hem de muhalefet için SP bir ilgi odağı olmaya devam eder. Ancak Cumhurbaşkanlığı seçimi için kendi içinde bir yol ayrımı yaşayacak gibi görünüyor.

Kocaeli’nde SP büyük bir durgunluk içinde.

O geleneksel karınca gibi çalışma dönemi bitmiş. İl Başkanı Zafer Mutlu, kendisine bağlanan umutları boşa çıkardı. Bireyselliği çok fazla öne çıktı, parti için kucaklayıcı olamadı. Gençliğinin enerjisini, partililerin istediği yönde kullanamadı.

DEVA Partisi…

Ekonomiyle özdeş olarak anılıyor olmasından dolayı aslında istikbali en parlak olan parti konumunda. Ancak bu istikbal 2023-2024’de yetişmeyecek gibi görünüyor.

AK Parti çevrelerinden gerektiği kadar da ilgi görmedi ve beklenen büyümeyi yakalayamadı.

Ancak dünyanın ekonomi çevrelerinde bilinen bir lidere ve kadroya sahip olması bu partinin önünü açık gösteriyor. Ayrıca 1981’de Özal’ın kurduğu ANAP ve 2001 yılında AK Parti’nin kuruluşuna benzer bir siyasi iklim yaratmaya talip olması bir avantaj…

Kocaeli’nde il başkanı Adem Koç partinin yaptığı en doğru tercih. İdealistliğini koruyan hem bir iş adamı hem de tecrübeli bir siyasi. Koç bu özelliklerini partisinin hizmetine sundu. Yani vasıflarının hakkını bugüne kadar verdi. Ekibiyle büyük emek ve enerji ortaya koydu ve bunu sürdürüyor. Ama bütün hüner partinin genel merkezinde, oradan rüzgar esmeyince burada yaprak kımıldatmak mümkün değil…

Gelecek Partisi…

İlk başlardaki hızlı çıkışını sürdüremedi. Ahmet Davutoğlu çok çalışıyor ama yakaladığı noktaya sabitlenip kaldı, büyüyemiyor.

Kocaeli’nde sahip olduğu il başkanı bu partinin en büyük handikapı haline geldi. Oysa Davutoğlu Ömer Faruk Başaran’ı alıp genel merkezde mali ve idari genel başkan yardımcısı yapsaydı, kendisinden daha çok yararlanabilirdi...

Mesela bir Doğan Demir’in genel başkan yardımcısı olmasına rağmen Kocaeli’ne etkisi ve katkısı il başkanından çok fazla. Keza genel merkez yöneticisi olan Serap Çakır’ın da katkıları il başkanından fazla…

DSP…

Hiçbir geliri olmadan ayakta kalabilmesi bile büyük başarı. Çok iyi niyetli ve özverili bir genel başkana sahip. Önder Aksakal’ın örgütçülüğüyle mücadelesini sürdüren bir parti. İlimizde de Halim Dedeoğlu büyük zorluklarla partisini ayakta tutuyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde hangi ittifaktan yana tavır koyacağı henüz belli değil ama taşıdığı düşüncelere ihtiyaç duyulan ve sağduyuyu temsil eden bir parti konumunda.

VP…

Vatan Partisi özgül ağırlığı fazla olan partilerimizden biri. Bunu korumasını da biliyor. Yayın organları ve kullandığı iletişim kanallarıyla her zaman gündemi yakından takip eden, önemli tahliller yapan ve öngörülerde bulunan parti.

Bazen Cumhur İttifakı’na çok yakınlaşan bazen de uzaklaşan politikalar izliyor. Dış politikada, askeri alanlarda çok tecrübeli kadrolara sahip. Oy oranını arttıramıyor, ama sesi her taraftan çabuk duyuluyor.

Kocaeli’ndeki fotoğrafı, Ankara’dakinden farklı değil. İşini iyi yapan, gündemi takip edip vaziyet alabilen bir il başkanı var. Yalçın Arslan il başkanı olarak partisini kentimizde iyi temsil ediyor. Peki Vatan Partisi ne yapar derseniz, bu kez geçmiş yıllardan daha iyi olabilir diyebilirim...

 DP…

Varlığıyla yokluğu arasında fazla bir fark yok. Ama adından dolayı bir özgül ağırlığı var. Merkez sağı ve geçmiş bir büyük acıyla birlikte önemli bir siyasi tecrübeyi temsil ediyor. Kocaeli’ndeki durumu da farklı değil.

 

NOT:

Bir:

Yazımın başlığındaki “diğer partiler” ifadesi tamamen bir mecburiyetten oldu.  Kısıltma yapmak için TBMM dışındaki partileri “diğerleri” diye andığımın bilinmesini isterim. Gösterilecek anlayışa teşekkür ederim...

İki:
Yarın son olarak Cumhur ve Millet İttifakı ile birlikte zaman zaman gündeme gelen üçüncü ittifak meselesini ele alacağım...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.