HERŞEY PARA DEĞİL

Artık öyle bir zamana geldik ki, insanoğlunun en büyük telaşı ve gayesi maalesef para.

Asırlardır uğruna savaşılmış, hayatlar kaybedilmiş, üzerine kitaplar yazılmış, oyunlar oynanmış, şaşaalı hayatlar yaşanmış. Yaşanan bu iniş ve çıkışların nedeni paranın ve servetin varlığına bağlanmıştır.

Sonuçta para modern kültürde ki çatışmanın en önemli unsuru olmuştur.  

Çünkü modern kültürde paranın çok özel bir yeri vardır; Modern hayatın merkezi ve vazgeçilmez önemli konularından biridir para.

Oysa olaya  sübjektif açıdan bakanlar; İnsan yaşamında paradan başka, görünmeyen değerler de vardır, bu manevi değerler ve o değerlerin yarattığı ortam, insanoğlunu yaşama bağlayan en önemli etkenler olduğunu paylaşırlar.

Olaya objektif açıdan bakanlar, Fransız İmparatoru Napolyon Bonapart gibi; Para, para, para demişlerdir.

Çok olsun, daha çok olsun, daha fazla para,  daha çok servet sahibi olmak istemişlerdir.

Ancak kişinin ruh sağlığı, paranın ihtirası uğruna elden gidince, para gücünün bazı sağlık alanlarında hükümsüz olduğunu geçte olsa anlayarak;

Önce sağlık demeye başlamışlardır.

Ama gene de işin esası, varlığı bir dert, yokluğu yara olan para, güncelliğini asla terk etmemiştir.

Evet değerli okurlarım, yukarıda satır başlarıyla kısaca bahsettiğimiz; Modern Kültürün çatışma unsur, olan para nedeniyle, geçtiğimiz hafta sonu;

İspanya’dan Atletico Madrid, Real Madrid ve Barcelona kulüplerinin başını çektiği,  İngiltere’den Manchester City, Manchester United, Chelsea, Tottenham, Arsenal ve Liverpool ile İtalya’dan AC Milan, ve İnter’den oluşan 12 futbol kulübü, Real Madrid’in mevcut başkanı Florentino Perez başkanlığında Avrupa Süper Ligi’ni kurduklarını duyurduklarında Avrupa futbolu büyük bir deprem ile sarsılıyordu.

Aslında tüm dev kulüplerin bir arada kapalı devre oynayacakları, senelerden beri konuşulan Avrupa’da bir Süper Lig kurma fikrinin ilk somut adımıydı bu.

İşin özü yalnız bizi izlesinler, yalnız biz kazanalım, bizler gücümüze güç katalım, pastanın dilimlerini büyütelim düşüncesinden kaynaklanıyordu.

Tabii ki ülkemizde de bu düşüncede olan batı hayranı pek çok her telden köşe yazarı ve futbol yorumcuları olabilir, olacaktır da.

Düşüncesidir saygı duyarız.

Ama benim katılmadığım batı ne yaparsa yapsın, doğru yapar düşüncesidir.

Son zamanlarını genellikle, film ve dizi izleyip yorum yaparak değerlendiren, futbol seyircisi olarak belli renklere gönül vermiş ve o renklerin de uzun süre beklentilerine cevap veremediği için ligin kendi açısından cazibesini yitirmiş olduğuna inanıp, kendi tercihlerini açıkça ortaya koymuşlar.

Sonuçta lafta kurulduğu ilan edilen, Avrupa Süper Ligi’nin dünya futboldan ve sade vatandaşlardan alıp götüreceklerini dikkate almadan, Lordlar Kamarasındaki yerlerini almışlardır.

Ancak, ülkemizde Ziraat Bankası’nın sponsor olduğu Türkiye Kupası vardır ki,  tam anlamı ile futbolun gerçeklerini ortaya koymaktadır.

Türkiye Ziraat Kupası, Kupadan çok Fazlasıdır.

Çünkü güzel ülkemizdeki tüm futbol kulüplerin ve tüm futbol oynayan gençlerin hayal güçlerini süslemektedir.

Tüm ülke çapında futbol emekçileri ve futbolcu olma heveslerini yüreklerinde taşıyan gençler için bu tür organizasyonlar, bir gün adlarını duyurmak, hayallerinin gerçekleşmesini sağlamak için önlerindeki umut ışığıdır.

Evet değerli okurlarım, düşünün bir kere Ziraat Türkiye Kupası organizasyonunda, turnuvaya, ülkemizin dört bir tarafından katılan;

Profesyonel liglerde takımı bulunmayan illerde bulunan ve Bölgesel Amatör Lig’de mücadele edecek 32 takım, 3. Lig’de mücadele edecek 54 takım, 2. Lig’de mücadele edecek 37 takım, 1. Ligde mücadele edecek 18 takım ve Süper Lig’de mücadele edecek 20 takım ile etti mi 161 takım.

Bu takımlarda ter döken kendini göstermeye ve ispatlamaya çalışan on binlerce gencin hayallerinin gerçekleşmesi için bu tür organizasyonlarının önemini hiçbir zaman akıllardan çıkarmamak gerekir.

Bence yukarıda söz ettiğimiz Avrupa Süper Ligi neye benziyor biliyor musunuz?

Şimdi diyelim ki, Türkiye Süper Ligi’nin puan cetvelinde ki ilk sıraları paylaşan 12 takım biz kendi aramızda yeni bir lig kuruyoruz der.

Kapalı devre bir veya birçok TV kanalı ile anlaşıp, bizleri ancak para ödediğiniz kanalardan seyredebilirsiniz. Dediklerini bir düşünün.

Bir de bağlantı kurdukları TV kanalları, takım taraftarı seyircilerinden, takımlarını izlemek için yüksek ücretler talep ettiği zaman yandı gülüm keten helva.

Fakat en berbat tarafı tüm futbol takımlarını çöpe atması ve o takımlarda top koşturan on binlerce gencin hayallerine son vermiş olmasıdır.

Yıkılmış olan gençlik hayalleri para ve pulla ölçülecek değerler asla değildir. Onun için futbol değerlerimize kıymet verip kalitesini arttırmak, gençlerimizin hayallerinin gerçekleşmesini sağlamak için futbolun tüm paydaşlarına çok önemli görevler düşmektedir.

Sevgilerimle,

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Erimiş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Kocaelispor Play-Off 'da nasıl bir performans gösterir?