REFİK HALİT KARAY (1888 – 1965 )

İstanbul’da  doğdu. Hukuk öğrenimini  sürdürürken Maliye bakanlığında çalıştı. 1908’de meşrutiyetin  ilanıyla  birlikte öğrenimini bırakarak  gazeteciliğe  başladı. Mahmut  Şevket  Paşa suikastı sırasında muhalefeti desteklediği  gerekçesiyle İttihat ve Terakki  iktidarınca önce Sinop’a sürüldü. Oradan Çorum’a, Bilecik’e ve Ankara’ya nakledildi. Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin’in çabalarıyla 1918’de İstanbul’a döndü. Bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra mütareke yıllarında yeniden siyasete atıldı. Damat Ferit Paşa hükumeti döneminde Posta Telgraf Genel Müdürü oldu. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Milli Mücadele’ye karşı olan yazılarından dolayı “yüzellilikler” listesine alındı ve 1922’de yurdu terketmek zorunda kaldı. Beyrut ve Halep’te 15 yıllık bir gurbet ve sürgün hayatı yaşadı. 1938’de aftan  yararlanarak yurda döndü ve yeniden gazeteciliğe başladı. Yaşamına bu kimlikle devam etti ve politikaya girmedi. 1965’te İstanbul’da öldü.

Refik Halit, önce fıkraları, sonra hikayeleri ve daha sonra da romanlarıyla tanınmıştır. Tüm eserlerini canlı bir konuşma diliyle yazmış, İstanbul Türkçesini bütün incelikleriyle kullanma başarısını göstermiştir. Eserlerinin en değerli yanı üslubudur. Güçlü bir gözlem yeteneği ve başarılı tasvirleri vardır. Eserlerinde dikkat çeken bir yönü de mizahçılığı, yergi-ciliğidir. “Kirpi” takma adıyla mizah yazıları yazmıştır. Bu yazılarını “Kirpinin Dedikleri” adlı  eserinde toplamıştır. “Memleket Hikayeleri” ilk hikaye kitabıdır. Genç yaşta sürgün edildiği Sinop, Çorum, Bilecik ve Ankara’daki gözlemlerinden yararlanarak yazdığı “Maupassant” tarzı bu hikayelerde olaylar hep Anadolu’da geçer. Olay öykücülüğü tarzındaki bu hikaye anlayışı edebiyatımızın Anadolu’ya yönelmesinde yeni bir çığır açmıştır. “Gurbet Hikayeleri” adlı öyküleri ise yurt dışındaki sürgün yıllarındaki izlenimlerini yansıtmaktadır.

Romanlarında Ahmet Mithat Efendi ve Hüseyin Rahmi gibi okuyucuyu eğitme amacına yönelmiş, derin tahlillere girmeden realist bir anlayışla yazmıştır. Romanlarını aşk ve kadın ekseni etrafında gelişen sürükleyici olaylar, egzotik konular üzerine kurmuştur. İlk ve en önemli romanı “İstanbul’un İç Yüzü” dür. Anı yöntemiyle yazılan bu roman, Birinci Dünya Savaşı sırasında ortaya çıkan türedi zenginleri ve onları destekleyen politikacıları eleştiren bir yergi romanıdır. Refik Halit Karay öykü, roman, anı-fıkra-söyleşi türlerinde eserler vermiştir.Tiyatro türünde “Deli” adında bir oyun yazmıştır.

Hikayeleri : “Memleket Hikayeleri”, “Gurbet Hikayeleri”

Romanları : “İstanbul’un İç Yüzü”, “Yezidin Kızı”, “Çete”, “Sürgün”, “Bu Bizim Hayatımız”, “Anahtar”, “Nilgün”, “ Yer Altında Dünya Var”, “Dişi Örümcek”, “Bugünün Saraylısı”, “2000 Yılının Sevgilisi”, “Kadınlar Tekkesi”

Anı-Fıkra-Söyleşi : “Kirpinin Dedikleri”, “Ago Paşa’nın Hatıratı”, “Guguklu Saat”, “Bir Avuç Saçma”, “Sakın Aldanma İnanma Kanma”, “Üç Nesil Üç Hayat”, “Ay Peşinde”, Bir İçim Su”, “Minelbab İlelmihrap”, “Bir Ömür Boyunca”…

Refik Halit Karay’ı edebiyatımıza katkılarından dolayı saygı ve minnetle yad ediyor, rahmet diliyoruz. Mekanı cennet olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erinç Gürbüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.