HAYVAN HAKLARI

Geçtiğimiz günlerde ulusal medyada ilginç bir haberle karşılaştım. Haber, Avustralyalı vegan (hayvansal gıda tüketmeyen) bir çiftin köpeklerini de vegan olarak beslemesi ile ilgiliydi. Çiftin köpeklerinin neredeyse açlıktan ölme noktasına geldiği, bir dernek tarafından durum farkedilip köpeklerin çiftten alındığı, 3 yıl boyunca evcil hayvan sahibi olmaktan men ve 7 bin dolar para cezasının verildiği belirtilmişti. Bulundukları ülke kanunlarına göre besledikleri hayvanların ölümüne sebebiyet vermeleri halinde alacakları cezanın boyutunu yazmama gerek yoktur sanırım. Olaya dair verilen cezadan yola çıkarak Avustralya'nın ve Avustralya gibi hayvanlara değer veren  devletlerin bu konudaki hassasiyetini anlamak pek de zor olmasa gerek.

Ülkemizdeki hayvan sevgisi su götürmez bir gerçek ancak hayvanlara zulmedenler için kanun koyucularımızın öngördüğü yaptırımlar ne kadar etkili ve caydırıcı? Hayvan haklarına dair düzenlemeler ve son gelişmeler nelerdir? Bir bakalım...

2020'nin sonlarına doğru gündeme gelen anayasa değişikliği ve bu kapsamda hayvanlara dair yasa tasarıları hazırlandığı duyurulmuştu. Üzerinden aylar geçmesine rağmen hayvan haklarına dair mecliste kabul edilmiş herhangi bir düzenleme malesef mevcut değil.

Hayvan haklarına dair kamuoyunda en bilindik düzenleme şüphesiz ‘Hayvanları Koruma Kanunu’. Söz konusu kanun,  hayvanlara iyi ve uygun muamele gösterilmesini sağlamak, hayvanları acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı korumak, yaşam haklarına dair her türlü mağduriyeti engellemek gibi unsurlar içermektedir.

Hayvan haklarına dair düzenlenen kanunların ve yaptırımların yetersiz olduğu kanaatindeyim. 

Ne zaman ki;

- Hayvanlara karşı işlenen suçlar kabahat olmaktan çıkarılıp suç sayılırsa,

- Hayvanlara işkence yapanlara veya hayvanlarla cinsel ilişkide bulunanlara gelecek hapis cezalarının ertelenmesi veya adli para cezasına çevrilmesi yerine cezaevinde "yatarı" olacak şekilde infaz edilirse,

- Sahipli hayvanlara eziyetle, sahipsiz hayvanlara ceza bakımından uygulanan eşitsizlik kaldırılırsa,

- Sokaklardan sahipsiz kedi ya da köpeklerin toplanması engellenip, tedavi için alınan kedi ve köpekler tekrar alındığı mahalleye bırakılırsa,

- Hayvanlara karşı işlenen birçok haksız fiil, “kabahat” değil “suç” olarak düzenlenirse ve bu suçlar sabıkalara işlenirse,

İşte o zaman; duyguları olan ancak dilleri olmadığı için ifade edemeyen hayvanların haklarının korunduğunu düşünebileceğiz.

***

Tüm hayvan türlerinin hak ettikleri gibi yaşama haklarına sahip olmalarını, onlara acı çektiren, öldüren tüzel ve gerçek kişilerin hakkettiği cezaları almaları için çabalayan ve caydırıcı maddelerin değerlendirilmesine katkı sağlayan tüm STK ve barolara canı gönülden teşekkür ediyorum.

Umarım bir sonraki Hayvanları Koruma Günü'ne kadar söz konusu tasarı yasalaşarak uygulanmaya başlar. Hayvanları Koruma Günü'nün sözde değil özde kutlanması temennimle, esen kalın.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ozan Kutay Tan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Kocaelispor Play-Off 'da nasıl bir performans gösterir?