Ķörfez'e sahip çıkalım.

Dünyanın birçok yerinde görülen doğal yok oluşun ayak izlerine yazık ki İzmit Körfezinde de  ortaya çıktı.

Sanki ülkenin başka yerlerinde fabrika kurulamazmış gibi, bütün limanlar fabrikalar ve tersaneler İzmit Körfezine kuruldu.

Bir yanda evsel atıklar diğer yanda sanayinin yarattığı kirlilik.

Buna deniz değil okyanus bile dayanmaz.

Mart ayının son haftalarında Körfez komaya girmeye başladığının sinyalini verdi. Denizin üzeri müsilaj adı verilen tabaka ile kaplandı.

Sadece Körfez değil,  İstanbul kıyıları değil tüm Marmara istila altında.

Büyükşehir belediyesi deniz süpürgesiyle  deniz yüzeyini temizliyor, ama bu  sadece bir pansuman tedavi olarak kalıyor.

Çözümün adresi Körfezi kirleten faktörlerin ortadan kaldırılmasıdır.

Özellikle tersaneler gemileri püskürtme sistemi ile boyuyorlar. Boyama sırasında zehirli boyalar denize dökülüyor.

Fabrikalar geceleri dereler vasıtasıyla denize zehirli atık boşaltılıyorlar.

Ani şekilde gemilerde denize atık fora ediyor.

Arıtılmayan evsel atıklarda işin tuzu biberi oluyor.

İzmit Ķörfez'inde görülen ve hepimizi derinden etkileyen bu kirlenmeyi yine hep birlikte çözeceğiz.

Burada asıl görev belediyelere düşüyor.

Büyükşehir Belediyesi karada  ve denizde   tüm arıtma tesislerini tersaneleri ve kirlilik kaynaklarını daha sık denetlemeli denizi kirletenlere hiç acımadan gerekirse kapatma dahil en ağır cezayı kesmelidir.

Bu arada Pazar günü ilimizde Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Toplantısı yapıldı. Toplantıya katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum yüreğimize su serpti.

"El birliği ile iş birliği ile göz bebeğimiz Marmara'yı kurtaracağız" diyen Kurum, "Bir an evvel karasal, tarımsal ve gemi kaynaklı ne kadar farklı kirlilik türü varsa hepsini ortadan kaldırmalıyız" ifadelerini kullandı.

Hedeflerinin Marmara Bölgesi'nde yaşayan 25 milyon vatandaşımızın içini sızlatan o görüntüleri yok etmek olduğunu belirten Kurum, "Marmara Denizi'mizi bir seferberlik anlayışıyla tertemiz hale getirmek ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin üzerinde bir vazifedir, bir borçtur" diye konuştu.

Yırtık Bayrak asılmasın!

Şehrimizin neresine gidersek gidelim evlerde ve işyerlerinde şanlı bayrağımız dalgalanıyor.

Ancak ev ve işyerlerinde asılan bayrakların arasında kirli ve yırtık olanlar yüreklerimizi sızlatıyor.

Bayrak bizim için bağımsızlığın, akıtılan kanların, çok ağır bedeller ödenerek kazanılan zaferlerin sembolü olan nesnedir.

Bayrağımız dalgalandıkça hem atalarımıza olan minnet borcumuzu unutmuyor hem de bu toprakların kolay kazanılmadığını, bu nedenle de bu toprakları çok iyi korumamız gerektiği hatırlıyoruz.

O bizin namusumuz ve şerefimiz..

Onun için diyoruz ki, evine ve işyerine bayrak asan ona sahip çıkmalı.

Yırtık-kirli ve parçalanmış bir bayrak asmaktansa hiç asmamak daha doğrusu..,

Bayrak kanunu denen bir kanun var!

Ama ne bu kanunun bilen var ne de denetleyen bir mekanizma!

Bu mücadele böyle kazanılır.

Virüsü önlemenin tek yolu aşı.

Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü ise daha fazla aşı yapabilmek için her yolu deniyor.

 Bunun yollardan biri de vatandaşı aşıya ikna etmekten geçiyor.

İl Sağlık Müdürü Dr. Yüksel Pehlevan ve Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uz. Dr. Mürsel Durmaz’ın sahaya bizzat çıkmasını ve aşı ekibiyle  köylerine gidip vatandaşı aşıya ikna etme çabalarını görünce helal olsun dedik.

2 mobil araçta aşılama yapan İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri, evlerinden çeşitli nedenlerle çıkamayanlara da hizmet veriyor.

Mobil hizmetle bu güne kadar  65 bini aşkın vatandaşın aşılanmasını sağlanmış.

Mübarek meyve değil eczane

Bahçemizdeki dutlar oldu. Biz ve yoldan geçenler toplayıp yiyor.

Dut ağacının kolayca üzerine tırmanılıp oturmaya müsade eden güçlü dalları vardır, biz çocukken kendimize dut ağacının içinde kuş yuvası gibi bir yer edinir orada saatlerce oturur muhabbet ederdik.

O yıllarda dut satmak ayıptı. Çünkü dut mahallenin malı sayılırdı.

Faydalarına gelince;

Siyah dut kan yapar, böbreklerin yağını besler, boğaz şişkinliğine, çiçek ve kızamık hastalıklarına şifalı gelir. Mideyi ve bağırsakları güçlendirir, idrar söktürücü etki yapar. Siyah dut suyu ile yapılan gargara ağız içi iltihaplarına, diş eti iltihaplarına, diş eti şişmesine, bademcik iltihaplarına ve boğaz ağrılarına iyi gelir. Ağız içi yaralarının (aft) iyi gelir.

Şimdi tam zamanı bol bol yiyin, ama arabanızı sakın dut ağacının altına bırakmayın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nurettin Kolaylı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Kocaelispor Play-Off 'da nasıl bir performans gösterir?