Fatma Kaplan Hürriyet’in geride bıraktığı iki yıl...

Kentimin yaklaşık 50 yıllık belediyecilik hayatına tanıklık etmiş biriyim. Başkanlar seçildiklerinin yıldönümünlerinde kamuoyunun karşısına çıkarlar. Bu şeffaflık adına, halka hesap vermek adına güzel bir gelenektir. Pandemi nedeniyle geçen yıl yapamamışlardı...

Ancak bu yıl Mart’ın sonu ve Nisan’ın başında Büyükşehir ile birlikte 11 ilçe geçmiş iki yılın hesabını verdi. İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet 21 Mayıs’ta değerlendirme yapacağını duyurmuş iken 28 Nisan’da Korona’ya yakalandı ve iki hafta kadar tedavi gördükten sonra 10 Mayıs’ta iş başı yaptı. Tam olarak iyi olsun diye biraz bekledim. Baktım geçen Çarşamba günü Milli maçı izlemek için Azarbeycan’a gitmiş.

Demek ki maşallah tamamen iyileşmiş, o halde ben çıkıp şöyle son iki yılını ele alayım istedim…

Bir belediye başkanı nasıl değerlendirilir?

Bir: Kente yaptığı hizmetler, kazandırdığı projeler...

İki: Vatandaşla ilişkileri...

Üç: Belediyeyi nasıl yönettiği…

Dört: Siyaset anlayışı ve partisiyle ilişkileri…

Beş: İstihdam...

 

Hürriyet’i ele alırken elbette İzmit ile ilgili yaptığı hizmetlerini ve projelerini temel alacağım. Ama bir o kadar da CHP penceresinden bakacağım. Çünkü yarım asırlık CHP’li geçmişim, üzerime böyle bir sorumluluk yüklüyor.

Önce Hürriyet’in biraz geçmişine uzanacağım...

Emek ve “siyaset şansı”…

Fatma Hanım’ı İzmit Belediye Başkan aday adayı olarak ön seçime girdiği 2014 yılında tanıdım. Daha öncesini hiç bilmiyorum. Ama İzmit ilçe yöneticiliğinden başlayarak milletvekilliğine uzanan siyasi yaşamındaki kesitleri, sürece yakından tanıklık eden onlarca CHP’li dosttan dinledim.

Merdivenleri çok hızlı tırmandı. Buna ben biraz emek biraz hırs ama elbette “Siyaset şansı” diyorum. Bazı CHP’liler ise “Paraşütle milletvekili oldu” diye değerlendiriyor.

Neyse, bunları geçelim…

Başarılı milletvekilliği…

Fatma Hanım çok başarılı bir muhalefet milletvekilliği yaptı. Devam etseydi, kesinlikle parti üst yönetiminde belli bir makama gelirdi. Hatta büyük bir ihtimalle bugün genel başkan yardımcısı olmuştu.

Çünkü genel siyasete yatkınlığı daha fazla, üstelik bunu çok seviyor da. O nedenle belediye başkanlığının ilk yılında milletvekili şapkasını tamamen çıkaramadı.Bu nedenle siyasi yoğunluklu polemikleri, gündeminden hiç düşürmedi...

31 Mart seçiminde başarılıydı…

Hürriyet, olağanüstü efor, mükemmel bir disiplin, büyük özveri ve bitmek bilmeyen bir enerji ile 31 Mart seçim çalışmalarını yürüttü. Bunları hem gözledim hem de yakın çalışma arkadaşlarından çok dinledim.

Bana anlattıkları hikayeleri toplasalar “Bir seçim nasıl kazanılır” kitabı çıkar ve İmamoğlu’nun “Kahramanın yolculuğu” kitabına gerçekten on basar…

Oysa seçim dönemi Parti içinde bazı çevreler müthiş negatif rüzgara estirmişti. Bütün bunlara rağmenHürriyet’in kazanmasını başlı başına bir başarı hikayesi olarak görüyorum…

Kadrolaşmayı başaramadı…

5 yıllık sürenin yarısını doldurmak üzere ama hala kadrolaşmayla uğraşıyor. İki ay kadar önce “İşte İzmit’i yönetecek kadro” diye lansman yapmıştı. Ondan sonra 4-5 değişiklik daha yaptı.

Oysa şu aşamalarda Hürriyet kadrolaşmayı bitirmiş ve İzmit için yaptığı hizmetlerin kurdelasını kesiyor ya da hazırladığı projelerin tanıtımını yapıyor olmalıydı.

Yani kadrolaşmada çok geç kalıyor. Ayrıca kurduğu ekibi çok sık değiştiriyor. Bunlar hizmet üretme ve proje hazırlamakta istikrarsızlık yaratır…

 

Pandemi başarısı…

Hürriyet’in ilk bir yılında seküler kesim özlediğine kavuştu. Ulusal Bayramlar ile özel günlerin kutlama biçimi, kültürel etkinlikler ve Yürüyüş Yolu’na asılan bayraklar seküler kesimi uzun süre mutlu etti ama sonra doygunluğa ulaştırdı. O seküler kesim şimdi “artık bunlar karın doyurmuyor” aşamasına geçti.

Hürriyet belediyeciliğini Pandemi döneminde gösterdi. Gerçekten dört dörtlük bir çalışma temposuyla, vatandaşa sempatik gelen hizmetler üretti. Belediye imkanlarıyla maske, dezenfektan üretip halka dağıttı. İmkanları ölçüsünde esnafa destek oldu. Kısaca Hürriyet pandemi döneminde gerçekleştirdiği hizmetleriyle öne çıktı...

Gelelim başarı kıstaslarına…

Bir: Kent için yaptıkları…

Korona’ya yakalanmasaydı 21 Mayıs’ta geride bıraktığı yılın hesabını verecekti, olmadı. İyi olduktan sonra da her halde unuttu veya vazgeçti, bilemiyorum...

Bu durumda ben küçük bir özetle yetineceğim; Kapanönü, Yemeniciler Çarşısı, Feridun Özbay Caddesi, Acısu Yokuşunun küp taşların kaldırılarak asfaltlanması, köylerde sebze üretimin teşviği, kadın kooperatifi kurup lavanta ekimi yaptırması, güneş enerjisi ile parkları ve sokakları aydınlatması, Sırrıpaşa Caddesi’nde Yeşil Konağı Atatürk Evi’ne dönüştürmesi, olumlu...

Ancak olumsuzluklar da var...

Kapanönü’ne gidip esnaflara mimarlarına çizdirdiği projeleri gösterdi ama sonunda çatıyı onarmak durumunda kaldı. Fethiye Caddesi’ne çok hızlı başladı ama bir arpa boyu mesafe alamadı. Hala ne yapacağı da belirsizliğini koruyor.

Bunları şunun için anlatıyorum; Proje yapmak ve hayata geçirmek konusunda Hürriyet’in bir türlü aşamadığı bir problem var.

Bu gidişle korkarım kendisine “Proje yapmasını bilmeyen başkan” lakabı takılacak…

 

İki: Vatandaşla ilişki…

Bir belediye başkanı için vatandaşla ilişki, hizmet üretmek kadar önemlidir. Başkanları efsane yapan, bu iki özelliktir. Hürriyet ilk başlarda sosyal medyaya çok yüklenince, vatandaşla sahici ilişki kurmayı unuttu, ya da yeterince önemsemedi.

Telefonlarıma çıkmıyor, randevu vermiyor diyen çok fazla. Ve iki buçuk yıl geçiyor olmasına rağmen azalmıyor aksine artıyor… Üstelik bunlar parti içi muhalifleri değil, bunlar çocuğuna iş isteyen anne ve baba değil, bunlar belediyeden bir beklenti içinde olmayanlar...

(Kaldı ki böyle bile olsa herkesle görüşüp, herkesi dinlemeli. Şehr-i Eminlik böyle bir şey. Şehrin yerine göre anasıdır, yerine göre babasıdır…)

Telefon ve randevu konuşundaki sitemkarlar; İzmit’in iş insanları, STK temsilcileri, esnaf ve Siyasi parti temsilcileri. Yani şehre hizmet verirken, birlikte hareket edilmesi, görüşleri alınması gereken insanlar...

(1989’da başkan olup efsane lakabına erişen Sefa Sirmen yakın arkadaşımdı ve 10 yıl kadar birlikte çalıştık. Günde 80-100 kişiyle görüştüğü zamanlara şahitlik ettim. Bugüne kadar Sefa Bey telefonuma çıkmadı, bana randevu vermedi diyene hiç rastlamadım)

Bir belediye başkanı için çözümü para pul istemeyen ama en sıkıntılı vaziyet; randevu vermiyor diyenlerin azalacağına her gün çoğalıyor olmasıdır. Halk günü mü yapar, günün belli saatlerini mi ayırır bilemem bu sorunu çözmek zorunda.

Cenaze, düğün gibi cemiyet işleri ile hastalık gibi özel konularda da karnesi zayıf olarak anılıyor. İzmit’in gerçek insan figürleriyle frekans yakalayamamış durumda.

Bu durum bazı vatandaşları gönül koyma aşamasına getiriyor…

Üç: Belediyeyi nasıl yönetiyor?

Belediyecilik ekip- takım işidir. Takımı iyi kuramazsanız işler iyi yürümez. Hadi kurdunuz, bu da yetmez...O ekibi bir orkestra şefi gibi iyi yönetip, verim almanız gerekir.

Tek tek sıralamayacağım ama üst düzeyden başlayıp en alt düzeydeki makamlara kadar çok fazla insan değiştirdi. En dikkat çekeni ise kendi getirdiği insanları değiştiriyor olması. Ya getirirken dikkat etmiyor ya da getirdikten sonra çalıştıramıyor.

Hürriyet kendi getirdiği bazı müdürleri iki üç kez değiştirdi. Bu belediyecilikte pek rastlanılan bir örnek değil. Böyle olunca da bürokratları diken üstünde oturur ve sevgiyle değil, korkuyla iş yapar hale gelir.

Dolayısıyla devamlılık isteyen işler yürümüyor, projelerin olgunlaşması gerçekleşmiyor ve hep yarım yamalak kalıyorlar.

Kurumun hafızası kısa devre yapınca, ister istemez bu projelere de yansıyor ve işler aksıyor.

İzmit Belediyesi’nin bugünkü hali işte böyle...

Dört: Siyaset tarzı ve partisiyle ilişkileri?

Bir belediye başkanı Bağımsız aday olup kazanmışsa hiç derdi olmaz. Ama bir partinin adayı olarak kazanmışsa, o partinin örgütlerini-teşkilatlarını tanımak zorundadır. Onların dertleriyle dertlenmeye mecburdur.

Hürriyet bugüne kadar partisiyle ilgili ilişkilerde iyi sınav veremedi.

Ayrıntılara ve somut örneklere hiç girmeden özetlemek istiyorum;

İzmit ilçeyi görmezden geldi. Bununla kalmayıp yok saydı. İl Örgütünün de üstüne çıkmak istedi. Buna önceki başkan Cengiz Sarıbay izin vermedi. Şimdi de Harun Yıldızlı kamuoyunu rahatsız etmeden dengeli bir iletişim sürdürüyor.

Hürriyet’in Büyükşehir adaylık iddiası, diğer ilçe örgütlerinde  de rahatsızlık yarattığı her gün kulağımıza geliyor. Sonuç olarak Hürriyet bugüne kadar kendi parti örgütleriyle CHP kültürünün gerektirdiği ilişkiyi kuramadı.

Beş: İstihdam...

İstihdam meselesi memleketimizin sorunu. Dolayısıyla Hürriyet’in yarattığı istihdam imkanını eleştirenleri haksız bulurum.

Ancak istihdamda doğru ve adaletli bir politika izlediği söylenemez. CHP çevrelerindeki rivayetler muhtelif olmakla birlikte; 150 ile 350 arasında yeni istihdam imkanı yarattığı kulağıma geliyor.

Peki doğru ve adaletli yol nasıl olurdu?

Madem bir partinin adayı olarak seçim kazandı o halde bu istihdamın bir bölümüyle parti örgütünün ihtiyacını karşılamalıydı.

Mesela yüzde 30 İzmit ilçe’nin, yüzde 30’u 12 ilçeye sembolik anlamda kontenjan sağlaması için il örgütüne verebilir, kalan yüzde 40’nı kendisine dolayısıyla seçimde birlikte çalışan kadrolara ve meclis üyelerine ayırabilirdi.

Böyle yapsaydı, CHP Kocaeli örgütleri Hürriyet’i sırtında taşımaya mecbur kalırdı…

Toparlayacak olursak;

İki buçuk yılının ardından İzmit’teki durum şöyle; “Bugün seçim olursa, Hürriyet İzmit’i yeniden kazanamaz”… Durum bu iken Büyükşehir’e yakıştırılması, CHP’ye ve Hürriyet’e yapılabilecek en büyük kötülük olur… 

Elbette Büyükşehir’e kendisinin niyetlenmesi ve taraftarlarının da istemesi kadar doğal bir şey olamaz.

Ancak onun için iki şart var…

Birinci şart; İzmit’te hizmet üreterek başarı yakalamaya mecburdur…

Yani hizmetleriyle İzmit’in artık dar geliyor olması gerekir.

İkinci şart ise; Bireysel hareket ederek parti örgütlerini görmezden gelen tarzını değiştirmeli, proje yapıp hizmet üretmekten çok genel siyaseti seven görüntüsünü gidermeli, hemşerileriyle samimi, sıcak ve sahici diyalog kurabilmeyi öğrenmeli…

Yani genel siyasetten çok belediyecilik yaparak hizmet üretmeye sevdalı olduğunu memlekete hissettirmeli. İşte o zaman, adaylığı hak ettiğini herkes kabul eder. Bunun için önünde iki buçuk yılı var…  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.