CİNSİYET VE TOPLUMSAL CİNSİYET

2004 yılında yapılan değişiklikle Anayasa'nın 10'uncu maddesine, "Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür" ifadesi eklenerek, cinsiyet eşitliğine anayasal güvence getirildi. Eşitlikten kasıt nedir peki? Her zaman duyarız, kadınlar ve erkekler eşittir. Ekonomik açıdan mı eşit,  siyasi açıdan mı,  toplumsal ve sosyal açıdan mı; yoksa çalışma hukuku açısından mı?

Hemen irdeleyelim: Mart ayı itibariyle DİSK-AR tarafından hazırlanan raporlarda gerçek kadın işsizlik oranının %43 olduğu dile getirildi. Başına gerçek eklenmesinin sebebi TÜİK'İN işsizlik hesaplamasının işsizlik oranının hesaplanmasında son 3 ayda iş arayanlar ile 15 gün içerisinde işe başlayacak olanların sayısının toplam iş gücüne bölünmesi şeklinde yapmasıdır... Bu hesaplamadaki eksiklik ise sadece son 3 aydır iş arayanların hesaba katılıp diğerlerinin hesaplanmaması... Eğitim açısından 2019 TÜİK verilerine göre yüksekokul veya fakülte mezunu 25 yaş üstü kadınların oranı %18,5 olarak belirtilmiş. 2020 yılında meclisteki kadın milletvekili oranı % 17.3, Kadın büyükelçi oranı ise %25.  Kadınların istihdam oranı erkeklerin yarısından daha az (TÜİK Haber Bülteni, 37221 Sayılı)

Eşitlik, 100 üzerinden 50-50 şeklinde olmaz mı? Henüz eşitlik sağlanamamış anlaşılan... Toplumda genel olarak karıştırılan iki kavram mevcut. Cinsiyet ve Toplumsal Cinsiyet...

***

Cinsiyet, yaradılıştan gelen ve insanın biyolojik özellikleri içeren bir terimken, toplumsal cinsiyet ise sonradan öğrenilen ve cinsiyete toplum tarafından biçilen rol, sorumluluk ve davranış beklentilerini kapsayan bir terim olarak adlandırılmaktadır.

Örneğin erkeklerin bir işte çalışarak eve ekmek getirmesi, kadınların ev işleriyle ilgilenmesi ya da çocuk bakımını üstlenmesi gibi beklentiler toplumsal cinsiyete dair kavramlardan birkaçıdır.

Toplumsal cinsiyetteki eşitlik kavramı bir kenara, sırf kadın olduğu için bir insanın erkeklerle eşit olmadığını savunan zihniyetler halen bulunmakta maalesef. Öte yandan cinsiyet eşitliğini destekleyip toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı çıkan ve kadınların geleneksel rollerini kaybetmesi ve sonucunda aile yapısının ortadan kalkmasının gerçekleşeceğini düşünen bir güruh var.

***

Eğer aile yapımız; eğitim görmemiş ve işsiz kadınların sadece çocuk yapıp ev işlerine koşturması ile ayakta duruyorsa, önümüzdeki 50 yıl içerisinde ülkemizde bir tane bile aile kalmayabilir. Ev hanımlığı ve annelik zorunluluk değil, seçenektir. Okumayıp ev hanımlığını tercih edenler veya okuyamayan ve zorla ev hanımlığına sürüklenenler, ekonomik ve toplumsal özgürlüğe sahip olmadığından önce ailesinin içinde daha sonra toplumda özgür iradesi ile hareket edemiyor. Psikolojik ve fiziksel şiddet görüp ekonomik özgürlüğü elinde olmadığından, yıllardır bu acılara katlanmak zorunda kalan milyonlarca kadınımız mevcutken, toplumsal cinsiyet eşitliğinin "gelenek göreneklerimizi unutturarak aile yapısını yok edecek" şeklinde yorumlanması içler acısı bir durum.

 Hepimiz aynı aile yapısından gelmiyoruz. Kimimiz hayata daha zor noktalardan başlıyor… Maddi manevi imkansızlıklar nedeniyle kendi hayatına şekil veremeyen insanlar ile dolu ülkemiz. Ama bir şekilde şartları zorlayarak yaşam çizgisini değiştirebilenler de var şüphesiz...

Kadın ve erkeklerin sadece cinsiyet açısından değil toplumsal cinsiyet açısından da eşit ve özgür olacağı, ev hanımlığına ve evlenmeye mahkum edilmeyeceği, evliliğin ve ev hanımlığının seçenek olacağı; kendilerine kamuda ve özel kurumlarda en az erkekler kadar istihdam sağlanacağı umut dolu yarınlara çabucak varmamız temennilerimle. Esen kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ozan Kutay Tan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.