İÇE DÖNÜK BİR ŞAİR: AHMET HAŞİM (1884–1933)

Fecr-i Ati (Geleceğin Aydınlığı) Edebiyatının  ve  Türk  Edebiyatı’nın  en  önemli  şair- lerinden  olan  Ahmet  Haşim, Bağdat’ta doğmuştur. Babası mülkiye kaymakamlarından  Arif  Hikmet  Bey’dir. Annesinin ölümü üzerine 12 yaşında İstanbul’a gelerek Galatasaray Lisesi’ne yatılı olarak başladı. Hukuk fakültesindeki eğitimini  yarım bıraktı. Birinci Dünya Savaşı yılları- nı  Çanakkale ve İzmir’de  yedek subay olarak  geçirdi. 1928’de böbrek rahatsızlığının tedavisi için  gittiği  yurtdışından  iyileşmeden  döndü ve 1933’te İstanbul’da vefat etti.

Ahmet Haşim, Yahya Kemal Beyatlı  ile  birlikte modern Türk Şiirinin kurucularından sayılır. İlk şiirini 1901’de yazmış, 1908’den sonra ise yepyeni bir kişilikle ortaya çıkmıştır.

Fecr-i Ati’ye  katılan  ilk  şairlerden olup topluluk dağıldıktan sonra şairlik yaşamını bağımsız olarak sürdürmüştür. “Piyale” adlı şiir kitabının önsözünde şiir görüşünü şöyle açıklamıştır: “Şiir, anlamak için değil; duymak, hissetmek içindir. Şiir dili musiki ile söz arasında, sözden çok musikiye yakındır. Şiirin anlam bakımından açık olması gerekmez,  şiirin  doğduğu yer bilinçaltıdır.” Bu anlayışından dolayı Ahmet Haşim “sembolist” bir şair olarak tanınmışsa da sembollere pek yer vermemiştir. O’nu “empresyonist (izlenimci)” sayanlar da olmuştur.

Şiirleri  imge (hayal) zenginliği ve iç ahenk bakımından çok güçlüdür. Şiirlerinde egemen olan temalar çocukluk anıları, aşk ve tabiattır. Akşam, gece, mehtap, yıldızlar, göller, ormanlar, gurup, şafak gibi sembolizme de uygun tabiat manzaraları, hayal gücünün en güzel renkleriyle boyanarak şiirlerine girer. Kırılgan bir duyarlığa sahiptir. Kendi kabuğuna çekilmiş, bu içe çekiliş bütün şiirlerine realiteden kaçış, hayali bir dünyaya sığınış biçiminde yansımıştır.

“Sanat için sanat” anlayışından hiç ayrılmamış, toplumsal konulardan her zaman uzak durmuştur. Tüm şiirlerinde aruz ölçüsünü tercih etmiş ve her dizede ayrı bir kalıp kullanarak sembolist şairlerin şiir anlayışına yönelmeyi başarmıştır. Son şiirleri dışında dili ağırdır. Çeşitli nazım şekillerini denemiş olsa da en çok serbest müstezatla yazmıştır. Düzyazıda da usta bir üslupçu olarak başarılı olmuş; deneme, fıkra, sohbet ve gezi yazıları yazmıştır.

Eserleri : Şiir Kitapları : “Göl Saatleri”, “Piyale”

Gezi türünde : “Frankfurt  Seyahatnamesi”

Deneme-Fıkra-Sohbet : “Gurabahane-i Laklakan”, “Bize Göre”

Şiirde mükemmellik anlayışının en önemli temsilcilerinden olan Ahmet Haşim’i saygı ve minnetle anıyor; “Merdiven” adlı ünlü şiirinden bir bölüm alarak  rahmet diliyoruz.

MERDİVEN  -  “Ağır  ağır  çıkacaksın  bu  merdivenlerden

Eteklerinde  güneş  rengi  bir  yığın  yaprak

Ve  bir  zaman  bakacaksın  semaya  ağlayarak

Sular  sarardı, yüzün  perde  perde  solmakta

Kızıl  havaları  seyret  ki  akşam  olmakta.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erinç Gürbüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.