ASYA’DAN AVRUPA’YA YÜZMEK

Geçtiğimiz Pazar günü, 56 ülkeden 2 bin 465 sporcunun katıldığı Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından organize edilen, 33. Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme yarışında kulaçlar Kanlıca’dan Kuruçeşme’ye atıldı.

 Dünya Açık Su Yüzme Birliği (WOWSA) tarafından;

‘’Dünyanın en iyi açık su yüzme organizasyonu’’

Seçilen bu anlamlı yarışa katılıp 6,5 km’lik yarışı 01:03:23 lük derece ile genel sıralamada 1019. Kategoriye göre 14. Bitirme onurunu yaşamak nüfus cüzdanınız 73 yaşını gösteriyor ise anlatılması daha zevkli ve gururlu oluyor.

Evet sevgili dostlar her şeyden önce ellili yaşlardan sonra defalarca katıldığım bu organizasyonun heyecanını ve yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak benim için büyük bir zevk.

İsterseniz heyecandan başlayalım, bu kayıt gününden itibaren sudan çıkana kadar yaşanan tatlı bir heyecan, aslında sene boyunca yapılan çalışmaların semeresini görmek içinde bir vesile.

Hani ferdi sporlar yapan şampiyonlar vardır saatlerce, günlerce, aylarca çalışırlar çıkacakları dakikalar ile sınırlı olan müsabakalardaki bir anlık taktik hatası veya fiziksel rahatsızlık ve o anki ruh hali neticeye nasıl tesir edip başarıyı getirir ve götürürse yarışma öncesinin tatlı heyecanı ise işte bu kuşkulardır.

Ancak suya atladığın andan itibaren attığın her kulaç ile bu heyecanın üstesinden gelip sene boyu yaptığın çalışmaların fiziki gücü ile hedefe kulaç, kulaç yaklaşıyorsunuz.

Evet sevgili okuyucularım, heyecanını yenip sıra kulaçlara gelince, bizim gibi dereceden ziyade yarışmaya katılıp bitirmeyi, organizasyonun keyfini çıkartmayı hedef alanlar için iş daha kolay.

Anadolu Yakası’nda bulunan Kanlıca İskelesi’nden suya girdiğin an Fatih Sultan Mehmet Köprü’sünün ortasını hedef alıp suyun soğukluğunu hissettiğin ana kadar takriben 1000 kulaçla köprünün gölgesinde nefeslenme işin birinci etabı.

İkinci etapta ise İstanbul’a gönül vermiş, Boğaz aşığı biri olarak yüzme gözlüğümü alnıma aldım.

Çıplak gözle rotayı Arnavutköy havai hattının orta noktasını kerteriz alıp kulaçları kelebek stiline getirip görevi kanal akıntısına bırakıp Hisarların muhteşem görüntüsünü, eski Kuleli Askeri Lisesi’nin tarihi binasını, Bebek koyunun yeşilini seyrede seyrede yüzmenin keyfi çıkartıyordum ki;

Hemen yanımda başında su kamerası bulunan bir hanım belirdi;

Çok nazik bir şekilde; Bir sağlık problemi mi var? Dedi.

Ben yarışmaya katılan yüzücülerden biri olduğunu düşünüp;

Bir problem yok. Ama siz nasıl başınızda kamera ile yarışa katılıyorsunuz dediğim de.

Ben ‘’görevliyim’’ cevabını alınca, organizasyonun muhteşemliğini ve ne kadar güvende olduğumu iliklerime kadar hissettim. Zaten bu güven duygusu pandemi nedeniyle alınan tedbirlerin büyük bir titizlik ile uygulandığına şahit olduğum andan itibaren başlamıştı.

Evet değerli okurlarım, bu duygu ve düşüncelerle geçen keyifli dakikalar Galatasayar Adası’nın 150 metre paraleline gelene kadar sürdü.

İşte bu yarışın bitiş noktasına takriben 800 metre kalan üçüncü etap dediğim yarışmanın kırılma anının başlangıcı idi;

Bu etapta üç şık vardı;

Ya kanalın cazibesine kapılıp bitiş noktasını geçerek kurtarma botlarının seni sudan çıkarmalarını bekleyeceksin.

Ya bitiş noktasına erken giriş yapıp ters akıntı ile mücadele edip yorgunluktan pes edip boneyi çıkartıp yardım isteyeceksin.

Ya da geçmiş tecrübelerine ve sene içinde yapmış olduğun çalışmaların verdiği güç ile çıkış noktasının hizasına gelindiğinde sıkı ve seri bin kulaç atarak 400 metre yüzüp mutlu sona erişeceksin.

Evet sevgili dostlar, böyle büyük bir organizasyona katılıp çok şükür bitirip mutlu sona erişmek anlatılır gibi değil, onu yaşamak lazım.

Yalnız noktayı koymadan önce organizasyon ile ilgili değineceğim üçe nokta var:

Mükemmel olan bu seneki organizasyon için her geçen sene bir önceki seneden dersler alarak ufak tefek organizasyon hatalarının tekrar edilmemesi alkışlanacak bir anlayış bunlardan biri:

Geçen seneki yazımda da belirtmiş olduğum yarışma sonrası üzerlerinde bone numarası olan sırt çantalarının geri dağıtımındaki uyumsuzluk ve yaşanan sıkıntıların bu sene ortadan kaldırılması için alınan tedbirdi.

Bu sene sırt çantalarının konulduğu raflar,  iki yüzlük, üç yüzlük guruplara ayrılarak turnikeyle çok hızlı hizmet verilmesi sayesinde, hiçbir birikimin ve sıkıntının olmaması takdir edilecek bir husustu.

Diğeri ise, tüm görevliler tarafından her zaman gördüğümüz nezaket ve sevgi dolu yaklaşımların yanı sıra bu sene de pandemi tedbirlerinin uygulanması konusunda ki gösterdikleri hassasiyet ve nezaketleriydi. 

Organizasyonun nazar boncuğu kabul edebileceğim bir hususta: Kırmızı boneli sporcuların ilk vapur ile Kanlıca İskelesi’ne gönderilip aşağı yukarı startta kadar 2 saat vapurda bekletilmeleriydi.

Evet değerli okurlarım, her şeyi ile mükemmel olan dünya çapındaki bu organizasyonun oluşumunu sağlayan kurum ve kuruluşları tebrik eder, emeği geçen herkesi candan kutlar, yarışlara katılıp dereceye girenler başta olmak üzere tüm katılımcı sporcuları kutlar başarılarının devamını dilerim.

Sevgilerimle,.  

Ekli Dosyalar
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Erimiş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Ferhat Sari - İsmail Bey, harika anlatımınızla beni Boğaz'ın serin sularında yarışmanın bir parçası yaptınız sanki. İçten ve samimi yazınız için teşekkürler, performansınız için tebrikler...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Eylül 16:39
06

VEYSEL İSMAİL ERİMİŞ - @Ferhat Sari 05 nolu yoruma cevabı: Sevgili Ferhat, çok teşekkür ederim. Ayrıca gazetecilik eğitimi almış; Noktalamayı, virgülü iyi bilen. Tasviri, makaleyi ve köşe yazısını, çok iyi değerlendirebilen meziyetlere sahip biri olman nedeni ile senin tarafından taktir görmek daha da mutluluk verici. Sevgilerimle,

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Eylül 06:56
02

Rafet Aykut Elgin - Sevgili Ismail öncelikle yaş grubumuzu başarı ile temsil ettiğin ve hiç kusumsenmiyecek bir başarı ile yarısı tamamladığım için tebrik ediyorum .sporun her yaşta yapılabileceğini sağlıklı bir bedende yaşlanmak için disiplinli çalışmanın neler yapabileceğini hepinize öğrettin bu arada yarışın keyfini çıkarabilmekte bizim yasimizdakilerin ayrı bir becerisi.Seni tekrar kutluyor bu tecrübelerini hoş

ve açık anlatımınla kitaplastirip bizden sonraki nesillere bırakmanı oneririm ..basarilarinin devamı dilegiyle

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Ağustos 16:44
03

VEYSEL İSMAİL ERİMİŞ - @Rafet Aykut Elgin 02 nolu yoruma cevabı: Sevgili Rafet, güzel yorumların için çok teşekkür ediyorum. Kısmet olursa bu kış makalelerden derlediğim bir kitap düşünüyorum.

Sevgilerimle,

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Ağustos 10:34
01

Ziya Mutlu - İsmail bey başta sizi ve tüm katılımcıları ve organizasyonda emeği geçenleri tebrik ederim. ...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Ağustos 16:09
04

VEYSEL İSMAİL ERİMİŞ - @Ziya Mutlu 01 nolu yoruma cevabı: Çok teşekkür ederim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Ağustos 10:34