EFSANE OLMA, İNSAN OL!

            Ne zaman hayat hakkında, insanlar hakkında ve kendisi hakkında kesin konuşan, kendisini negatif üzerinden “Ben şunlar gibi değilim” diyerek tarif eden, hayranlık yontmaya meyilli, iyiliği hakkında aşırı iddialı birilerini görsem, antipati hisseder, istemsizce o ortamdan uzaklaşırım. Sahi, gerçekten iyi olan biri; “Ben çok iyiyim” diyebilir mi?

            Eyleminin, yazı ya da sözünün içeriğine hiç bakılmadan direkt savunulan, körü körüne bağlanılan ve aşırı hayranlık gösterilen birini gördüğümde ise çekimser kalırım.

            Günümüzde gençlerin aşırı hayranlıkları ve gereksiz özentilerini gördükçe hafiften tırsmıyor da değilim… Zaten ben hayranlık denilen hissin kendisinden direk korkarım. Fakat içimizdeki belirsizlik, yüreğimizdeki korkular yüzünden biz, “kesin ve keskin konuşan insan” tipini beğeniriz. Sorumlulukları öyle insanlara yüklemeyi severiz. Ve maalesef belki de farkında bile olmadan; hayran olmayı, mesafeli beğeniye yeğleriz.

            Kimi zaman zayıflığımızı, korkularımızı, boş vermişliğimizi örtmek için, hayran olduğumuz kişinin yüceliğine sığınıyor, birilerinin bilgisini, yerini, gücünü övüyor, küçüklü büyüklü fenomenler, çok bilmişler! yaratıyoruz.

            Kendine hayran, hayranlık üretmeye meraklı insan kadar, hayran olanlar da korkutur insanı. İmrenmek, beğenme hali, özenmek tatlı bir şeydir, bilakis insanı geliştirir. Ama herhangi bir aşamasında kolayca olumsuz düşünceye evrilebilen bıçak sırtı bir şey varsa, o şey tehlikelidir ve zannımca hiç tanışılmamış olana karşı duyulan büyük hayranlık da tam olarak böyle bir şeydir.

            Hayran olan, hayran olduğu şeydeki değeri görür ama ulaşamayacağını, içten içe, alttan alta, kendisinin o kadarını yapamayacağını düşünerek sürdürür beğenisini. Ama hayran olunan, ulaşılabilir olduğu anda, insani vasıflar gösterdiği ölçüde bir kuşku başlar.       

            Her şey bir yana da, insan her daim verdiğinin karşılığını bekleyen bir canlıdır; gösterdiği hayranlığın bile… İfade edilmişse eğer bir süre sonra o hayranlığa bile karşılık beklemeye başlar. Ya da hayranlık adı altında yüklediği değerlerin –ki bu değerlerin çoğunu karşıdaki kişiye kendisi atfermiştir- yerinde durup durmadığını sürekli kontrol eder.

            Tüm bu bahsettiklerim “çok ünlü” birine değil de, minik mahalle komşuluklarında, sosyal medya takiplerinde, hatta dengesiz sevgililik ya da arkadaşlıklarda bile olabilir.

            Peyami Safa’dan bir alıntıyla pekiştirelim isterseniz: “Hayranlık mağlup olunmuş kıskançlıktır.”

            Bizim millet olarak; kendini tanıyan, iyi bildiği birkaç konu dışında çok az şeyden emin olan, her şeyin değişebileceğini bilen, zayıflıklarının farkında olan, diğer insanların yanında ve kimsenin olmadığı her yerde de olduğu gibi görünen, samimi, doğal ve gerçekten yetenekli insanlara ihtiyacımız var. Ve tabii ki böyle insanlara dair dozunda beğeniler besleyen diğer insanlara…

Diyeceğim o ki sevgili okur; her şey dozunda ve yerinde olmalıdır. Kimseyi gereğinden fazla şişirmeye, olağanüstü hisler beslemeye gerek yok. Hepimiz de insanız nihayetinde.

Kimseyi efsaneleştirmeye, hep efsane aramaya ve efsane olmaya çalışmaya gerek yok. İnsan olalım ve insanı sevelim yeter…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yeliz Seyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Sümeyye Alsancak - Düşünceler dilden ancak böyle güzel dökülebilir kaleminize saglık .

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Eylül 19:54
04

FatihŞahinPhotography - Evet…

En büyük zaafımızeır hayranlık. Çünkü sizin de dediğiniz ve Peyami Safa ile de pekiştirdiğiniz gibi hayranlık kıskançlıktır bi yerde. Çünkü olmak istediğin yerde bir başkası duruyor ve sen onu takdir ediyormuş gibi yapıyorsun.

Ama yazınızın sonundaki değindiğiniz şey daha da dikkatimi çeker benim. “Kimseyi efsaneleştirmeye gerek yok!” İşte bu cümle benim özetim gibi sanki. Çünkü ben değer verdiğim veya sevdiğim insanlara “ki sevmeden değer verilmez zaten diceksiniz kesin” haddinden fazla değer veren bir insanım, insandım. ?? Yani değişim aşamasındayım şu aralar.

Haklısınız.

Eskilerin bir deyimi vardır. “Üç kuruşluk adama beş kuruşluk değer verirsen artan o iki kuruşla seni satar”

Verilen değerler karşısında şımarmayan insanlarla, hatta fazla değer karşılığında değer veren kişileri satmayan insanlarla karşılaşmak ümidiyle…??????

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Eylül 05:32
03

Şeyma - Hissi kablel vuku ?

Bazen diyorum ki keşke elinde mikrofon olsa ve bütün sesler kısılsa sükunet hakim olunca bütün dünyaya bu yazıyı okusan ?rabbim ilmini arttırsın

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 21:34
02

A.babayiğit - Günümüzde hemen hemen herşey beğenilme duygusu etrafında dönüyor. Dünyalık nimetlerle o kadar çok meşgulüz ki tefekkürü çoğu zaman unutuyoruz.Niçin burdayız, Rabbimiz bizden ne istiyor,hayatın daha yaşanabilir olması için ben ne yapabilirim gibi kendimize sorular soramıyor aksine baş döndürücü,yorucu ,hayatı zorlaştırıcı birtakım işlerle hemhal oluyoruz.Insan fıtratına uygun yaşamazsa maddi manevi hastalıklara maruz kalıyor. Bunlardan birisi de beğenilme, takdir edilme duygusu. İnsan çok mükemmel bir varlık. Ancak mükemmelliği kendinden değil yaratandandir.Bu yüzden insan ona verilen yetenekleri değerlendirip başarıya ulaşmışsa ancak tebrik edilir.Hayranlık duyulacak ona o yetenekleri veren rabbimizdir.Bunun farkında olan insan büyüdükçe küçülür. Kendi acizliğini kabul eder.Kibirden , kendini beğenmişlikten Allaha sığınır. Rabbim hepimizi ihlaslı insan eylesin, ahir zamanın fitnelerinden korusun.Kaleminize ,yüreğinize sağlık

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 13:10
01

Nuray Gönenç - Samimiyet ve doğallık....

Her şey dozunda güzel

Yine (efsane) ?bir yazı

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 10:27