Hoşgeldin Sonbahar

Güzel bir cuma gününden tüm okurlarımıza merhaba.

Havanın değişimine bakarsak yavaş yavaş güzel yaz günlerini geride bırakıyoruz, güzel yaz akşamlarında yürüyüş yapmanın tadını çıkarırken sanırım yeni hobiler edinmenin ya da eski hobilerimizin tozlarını silmenin zamanı geldi…

 

Bir hobiyi yeniden hatırlayarak neler yapabiliriz?

 

Zamanda yolculuk yapabilirsiniz, devasa bir ordunun komutanı olabilirsiniz, tarihin en güçlü karakterini yakından takip edebilirsiniz, yıllardır çözülmeyen bir cinayeti mükemmel zekanızla çözebilirsiniz l,uzayda yeni gezegenleri keşfederken bitmeyen yolculuklar içinde

Zihninize anlamlar yeni heyecanlar koyabilirsiniz.

 

Bunları da sadece yeni bir kitap okuyarak yapabilirsiniz..

 

Düşünsenize oturduğunuz yerden inanılmaz tecrübeler ediniyorsunuz,  kitap okumak bir çeşit astral seyahat değil mi…

 

Tek tip hayat yaşamak, düzenli aynı şeyleri yapmak insan psikolojisi ve beyin gelişimi için büyük bir düşmandır.  İnsan beyninin yeni şeyler öğrenmeye ve yeni kokular duymaya ihtiyacı vardır. Böylece insan beyni kendini taze ve diri tutacaktır. Düzenli kitap okuyan bir kişinin sıkılmak gibi bir korkusu da olamaz. Evde, otobüste, tramvayda bir sayfa açıp okumak sizi olduğunuz ortamdan alacak yeni dünyalara götürecektir.

Her kitap size yeni hayatlar, yeni insanlar ve yeni kurgular getirecektir bu da psikoloji bilimine göre size empati gücü verecektir. İyi empati gücü iyi analiz, iyi analiz doğru karar verme yetinizi arttıracaktır.

 

Her şeyin çabucak harcandığı günümüzde, her şeyin ulaşılabilirliğinin arttığı bu günlerde sizlere farklı bir haz daha sunar.

 

Büyük vizyon filmleri ve karakterler hakkında size önceden bilgi verir. Çünkü artık neredeyse tüm filmler efsane kitaplardan kurgulanarak yapılırlar. Sizlere küçük bir sır vereyim eğer bir filmi önceden kitaptan okuyup filmi izlerseniz film sizi hiç tatmin etmeyecek. Çünkü bir kitap okuyarak tüm sahneleri zihninizde her açısıyla yaşamış olacaksınız, şahsi fikrim ama okuduğunuz bir kitabın filmini insan

asla beğenmiyor.

 

Nöron bilimi tarafından bu güzel alışkanlığa, kitap okumak elektriksel alan olan beyin damarlarında mikro seviyede yeni nöronlar oluşturur. Bu durum size hızlı düşünme yetisi, daha derin düşünme gücü, cok büyük bir hayal dünyası verecektir. Dolayısıyla daha zeki bir zihne sahip olacaksınız. Bu sadece okuyarak olacak. Harika değil mi.?

 

Bu konuya değinmeden de yazımı bitirmek istemiyorum.

 

Hepimiz aynı tepkileri veriyor olduk gencimizden yaşlımıza, uyanır uyanmaz elimize telefon almak, sosyal medya da istemsiz sayfa yenilemek, gereksiz ve anlamsız videolar izleyerek zamanımızı doldurmak. Bazılarımız bunu çok ciddi görmese de artık elektrik 1 saat gittiğinde bile internet yoksa hepimiz küçük çapta şoklar yaşayabiliyoruz. Sonra da hepimiz şikayet edip günün yeteri kadar uzun olmadığımızdan bahsediyoruz.

 

Yeterli zamanım yok deme… Pasteur, Michelangelo, Leonardo da Vinci’nin de günleri 24 saatti…

 

Kitap okuyarak psikolojimizi, ruhumuzu iyi etmemiz ve bir kitap okuyarak dün olan kişiyi yeni bilgilerle donanım yeni biri yapmamız da mümkün. Ve üstelik bu, bu kadar kolay.

Kitap okumak bilimsel olarak beyin gelişimine, kişisel olgularda kişinin kendini kanıtlamasında hatta Maslow piramidinde kişinin kendini kanıtlamasında ve toplumsal seviye değişimi için çok önemli bir alışkanlık olarak karşımıza da çıkıyor.

Ben bir spor insanı olarak en enteresan konuyu sona sakladım. Bakin burası çok önemli;

Eğer düzenli kitap okuma alışkanlıklarına sahipseniz zihin kendisini tembellik denen pasif dinlenme denen (uyuklama, halsizlik, anlama bozukluğu) hayat kalitemizi aşağı çeken kötü alışkanlıkları bedenimizden uzak tutabiliyor. Bununla beraber taze kalan zihin vücudumuza enerji veren bizi genç tutan tüm hormonlarımızı aktif ediyor. Yani zinde olmak için fiziksel bir aktivite yapmadan da sağlıklı kalmak adına küçük adımlarla atabiliriz. Tabi ki fiziksel aktiviteyle aynı karşılığı almak mümkün değil.

Sadece bizleri diğer tüm canlılardan farklı yapan tek şey düşünebilme yetimiz. Düşünebilme yetimizi kullanarak tadı kötü olan tüm sebzeleri doğru yöntemlerle aşılayarak biyolojimize uygun hale getirdik, küçük bir başlangıç diye düşünmeden başladığımız yolda aya kadar gittik. Hatta daha ötesine gidiyoruz..

 

Bilimsel olarak fiziksel ve psikolojik dengemizin sağlığı yaşam kalitemiz için çok önemli. İki dengeyi kurmak ve güzel bir ömür yasamak da sanırım bizim birer seçimimiz…

 

Şuan öğle molasında ya da akşam cam kenarında yazımı okuyor olabilirsiniz. Yarın cumartesi kahvenizi çayınızı elinize almışken bir kaç sayfa okuyarak yeni bir alışkanlık edinin. Zaten 1 hafta düzenli günde 5 sayfa dahi okusanız sonra bu güzel alışkanlığa bırakamayacaksınız.

 

Sayfaların sihirli dünyasına merhaba deyin...

 

Hepinize iyi hafta sonları diliyorum, unutmayın beyin jimnastiği en iyi jimnastiktir...

Sağlıkla kalın.

Sporla kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tolgahan İnce - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.