Paris (İklim) Anlaşması…

Çevre felaketlerinin arttığı son dönemlerde doğaya karşı uzatılan "barış çubukları" ne yazık ki yeterli gelmiyor. Dünya ülkeleri, iklim değişikliğinin azaltılması ve adaptasyonu hakkında 2015 yılında imzalanan, 2016 yılında yürürlüğe giren Paris Anlaşması'na uygun kararlar almaya başlamıştı. Yakın zamanda gerçekleştirilen en büyük atılımlardan biri plastik atıkların azaltılmasına yönelik olarak plastik bazlı bir takım eşya ve gereçlerin üretimini yasaklama yoluna gidilmesiydi. Ülkemiz bu ay meclisten geçen Paris Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun kapsamında söz konusu anlaşmaya dahil oldu. 

***

Küresel ısınmanın her geçen yıl daha kötüye gitmesinin getirdiği olumsuzlukların önüne geçilmesi amacıyla, küresel ortalama sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerden 2 Santigrat artış seviyesi ile sınırlı tutulması amaçlanan Paris Anlaşması, yaşanılabilir bir gelecek teslim etme hayallerimizi yeniden canlandırmış durumda. Bunu gerçekleştirmenin en hızlı ve güvenli yolu emisyon kaynaklarını azaltmaktan geçiyor.

Anlaşmaya henüz dahil olmayan İran ve yeni dahil olan ülkemiz,  emisyon kaynağı sıralamasında  ilk 20 içinde yer almakta. Nedir bu "emisyon kaynağı" peki? Bir kaynaktan yayılan ve çevre için zararlı etkileri olan her türlü gaz, sıvı ve katı atık emisyon olarak adlandırılır. Yani emisyonkaynağı teriminin içine araç egzozlarından veya fabrika bacalarından çıkan zararlı gazlardan tutun gemilerin denizlere döktüğü katı ve sıvı atıklara kadar herşeyi dahil edebilirsiniz. 2019 verilerine göre dünyayı en çok kirleten ülke sıralamasında Çin Halk Cumhuriyeti başı çekiyor. Onu takip eden 2. devlet ise Amerika Birleşik Devletleri. 2020 yılında Paris Anlaşmasından ayrılmışlardı ancak bu sene tekrar taraf oldular. Bir senede ne değiştiyse!

***

Bu aşamaya kadar "emisyon kaynakları tamamen kaldırılamıyor mu?" sorusunu içinizden geçirmiş olabilirsiniz. İktisadi açıdan pek mümkün gözükmüyor. İngiltere'deki sanayi devrimi ile başlayan sanayileşme yaklaşık 300 yıllık bir geçmişe sahip. Bu sistemin üzerine kurulu olan yüzlerce ülke mevcut. Birden tüm dünyada yakıt kullanımının kaldırıldığını düşünebiliyor musunuz? Paris anlaşmasında emisyon kaynaklarından olabildiğince uzaklaşma ve alternatif yollara başvurma fikri yatıyor.

***

Paris Anlaşması aynı zamanda Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında hazırlanmış bir anlaşmadır. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne üye devlet olup Paris Anlaşması'nı imzalamayan ülkeler arasında Eritre, İran, Irak, Libya ve Yemen bulunmakta. Bu ülkeler belki de bu anlaşmaya en çok ihtiyacı olan ülkeler. Nitekim "iklim mülteciliği" konusu hakkında yazdığım köşe yazımda bahsi geçen ülkelerin bulunduğu coğrafyanın önümüzdeki 10 yıl içerisinde ne gibi tehlikelerle yüzleşeceğini gözler önüne sermiştik...

***

Önümüzdeki aylarda Paris anlaşmasına üye gelişmiş devletlerin emisyon kaynaklarını azaltmaya gitmesi, gelişmekte olan devletlerin ise emisyon kaynaklarını azaltma doğrultusunda planlar sunması bekleniyor. Her türlü alternatif enerji kaynağına sahip ülkemiz için emisyon kaynaklarını azaltmak ve planlar sunmak zor olmayacaktır. Yaşanılabilir bir Türkiye için emisyon kaynaklarının azaltımı kararlarını dört gözle bekliyoruz.

Esen kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ozan Kutay Tan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.