Akşener’in gündemi, Kılıçdaroğlu’nun adaylığı...

18 Haziran 2023’teki seçime 20 ay varken muhalefet cephesinde elbette köprülerin altından daha çok sular akacak…

Biz bugüne bakalım...

Akşener “Cumhurbaşkanı adayı değilim, ben Başbakan adayıyım” diyerek Türkiye’nin gündemini belirledi. O açıklamasını canlı yayında televizyondan izlemiştim ve demişti ki; “Seçimi Millet İttifakı adayı kazanır” yani tarafını ve konumunu açıkça yeniden tarif etmişti.

Ancak “Başbakan adayıyım” sözü herkesin gündemine oturdu.

Yalnız Millet İttifakı’nda değil, Cumhur İttifakı’nda da bazı yeni hesapların yapılmasının yolunu açtı. Hatta üçüncü ittifak senaryoları da yeniden alevlendi...

Cumhur İttifak’ındaki hesap kitap konusunu daha sonra ele alacağım. Bugün Meral Hanımın bu çıkışının Millet İttifakı adayı üzerindeki etkisine bakmak istiyorum...

Kılıçdaroğlu 2-3 ay öncesine kadar adaylığı kesin bir dille reddediyordu. Ama artık sözleri, konuşmaları ve attığı her adımla Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adaylığına doğru adım adım ilerliyor…

Mesela önceki gün partisinin Grup toplantısında şu konuşmayı yaptı;

“Bana yetki vereceksiniz, dostlarımızla beraber bu ülkede nasıl bir bahar havası estireceğimizi göreceksiniz. Türkiye’nin bir yol temizliğine ihtiyacı var. Adaleti getireceğiz”

Kılıçdaroğlu son 2-3 aydır adaylık sinyallerini giderek güçlendiriyor; HDP ile ilgili yaklaşımı, ekonomiyi öne çıkaran atakları (Kara Kış Fonu kurulması önerisi), “geliyor, gelmekte olan” gibi örtük olarak da olsa, kendi iddiasını ortaya koyan sloganlar, sosyal medyayı adaylık yönünde etkin biçimde kullanım tarzı gibi pek çok örnek var...

Kılıçdaroğlu daha önce de Belediye başkanlarına seslenerek “başarılarınızı, Cumhurbaşkanlığı seçimine yansıtmanız gerekir” demişti...

Yani onlardan adaylık düşünmemelerini ve makamlarını korumalarını istemişti…

Buna Mansur Yavaş tam uyum sağladı ancak İmamoğlu’nda sürekli kendini hatırlatma çabaları var. Geçen hafta Trabzon’a gitti, oradan Gümüşhane ve Bayburt’a geçip İstanbul’a aday olduğundaki yurt gezilerine benzer bir çıkış yaptı. Kendisine gösterilen büyük ilgiyi de paylaştı.

Burada İmamoğlu’na bir parantez açmam gerekecek...

Bana göre; İmamoğlu hem CHP’nin hem de Türkiye’nin bir gerçeği. CHP çevreleri şu soruyu çok soruyor; Kılıçdaroğlu çıkıp Muharrem İnce’yi nasıl aday ilan etmişse, aynı şeyi İmamoğlu için yapar mı?

Siyaset bu elbette mümkün, ama unutulmasın ki bu kez kendisi adaylık çalışması yürütür vaziyette...

Bu durumda İmamoğlu’na 2023 ve 2024’den sonrası kalıyor. Ancak İmamoğlu çok istekli ve arzulu olup bu süreci erkene almak istiyor.

Bu gerçekleşir mi, onu da zaman gösterecek.

Ama bildiğim bir şey var; CHP’yi bugün için tamamen kontrol eden Kılıçdaroğlu’na rağmen hareket etmesinin zor olduğudur.

Elbette bu köprünün altından daha çok su akacak…

Ama bugün itibarıyla Millet İttifakı’nın birkaç adım öne geçmiş adayı Kılıçdaroğlu’dur…

Kılıçdaroğlu’nun pek çok avantajı bulunuyor. En önemlisi bütün muhalefetin “güven duyarak oy verebileceği” bir aday konumunda…

Bunun nedenlerini daha önce yazmıştım ama bir kez daha izah etmek istiyorum…

Bir: 72 yaşında olduğu için Cumhurbaşkanı seçilirse kendine ve partisine gelecek adına siyasi alan açamaz.

Bu anlamda diğer siyasi partiler ve onların liderleri endişe duymaz.

İki: Diyelim Millet İttifakı genişledi; Yani CHP, İYİ Parti, SP ve DP blokuna DEVA ve Gelecek Parti’leri de  katıldı. Bu partiler ve liderleri Kılıçdaroğlu’na “Bize gelecekte siyasi alan bırakmaz” diye endişe duymadan gönül rahatlığıyla oy verir…

HDP’den en fazla oy alabilecek yegane aday da Kılıçdaroğlu’dur…

Seçim kazanır mı?

Naif yapısı, güvenilir, uzlaşmacı ve demokrat kimliği içinden geçtiğimiz zamanın ruhuna uygun.

Ayrıca muhalefette bulunan bütün partilerden en fazla oyu alabilecek özelliklere sahip bir aday Kılıçdaroğlu’dur...

Mesela;

Mansur Yavaş’ın adaylığına HDP sıcak bakmaz.

Mesela;

Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı bütün genç liderleri rahatsız eder. Çünkü geleceği parlak, CHP ve Türkiye adına çok önemli sorumluluklar üstlenecek bir siyasi aktördür.

O nedenle protokol yapılsa da; ne Babacan, ne Davutoğlu, ne Gütekin Uysal hatta Kılıçdaroğlu’na rağmen ne Akşener İmamoğlu’nun bugünkü yetkilerle Cumhurbaşkanı seçilmesini ister…

Yarın neler olacağını elbette bugünden kestirmek imkansız...

Amu bugünün tablosuna baktığımızda Kılıçdaroğlu’nun, çok planlı biçimde adım adım adaylığa doğru ilerlediğini görüyoruz.

Partisine yüzde yüz hakim olan Kılıçdaroğlu; muhalefet partilerinin hepsi için hem sosyolojik hem psikolojik, hem de siyasi gelecekleri bakımından matematiklerine en uygun aday konumunda görünüyor...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Mahir - Kılıçdaroğlu asla aday olmaz ama akp liler aday olsun diye dua ediyorlar

millet ittifakı oyle aday çikaracaklar ki herkes şok olacak akp li tayyip erdoğan sandiğa gömülecek demedi deme hocam

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Ekim 07:44
01

izmitli - sayın çetin bey geçmişte yaşadıklarınız bizi tedbirli olmaya yönlendiriyor. halk parti biraz delikanlı olsaydı biz şu an dünyanın süper devletleri arasındaydık .. bunu takip eden herkez bilir,,iyi günler dileklerimle...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Ekim 05:08