Şimdi ben hamsi kafalı mıyım?

Hamsi, en çok sevdiğim balık türüdür.

Malumunuz av mevsimi de açıldı.

Bu aralar hem Marmara hem de Karadeniz hamsisi tüm balıkçı tezgahlarını süslüyor.

Kılçığı ve bilumum temizliği yapılmış hamsinin mısır ununa bulanıp tavada pişirilmişi tercihimdir.

Sırf hamsiyi hamsi gibi yemek için Ereğli’ye gittiğim de doğrudur.

Sakın yanlış anlaşılmasın, diğer yerlere kötülemek maksadıyla söylemiyorum ama balıkçı kasabası olan Ereğli’de sabah mezada düşen ve günlük olarak taze taze lokantalarda servis edilen hamsinin tadını ne yalan söyleyeyim, hiçbir yerde bulamıyorum.

Benim favorim Marmara Lokantası.

Bu işte o kadar çok uzmanlaşmış ki; orada yediğim hamsinin tadını başka bir güzel.

Öyle sayıyla da gelmiyor porsiyonlar önünüze, tepeleme dolu.

Ne yediğinizi anlıyorsunuz.

Bu arada hamsiye neden hamsi denildiğini de Google amcaya sordum.

Kimisine göre hamsi, kışın ikinci yarısı olan hamsinde tutulduğu için bu adı almıştı. Kimine göre ise Yunanca xampsi kelimesinden türemişti. Bu kelime Karadeniz balığı demekmiş. Başkaları ise 50 gün boyunca avlandığı için, Arapça 50 anlamını taşıyan hamsinden türediğini öne sürüyormuş.

Hamsiyle alakalı sayfalarca yazabilirim, pişirme teknikleri hakkında bildiklerimi anlatabilirim.

Burada yazarken bile canım hamsi tava çekti.

En iyisi bu hafta sonu Ereğli’ye gideyim.

Şimdi hamsi de nereden çıktı dediğinizi duyar gibi oldum.

Anlatayım…

Geçtiğimiz hafta Başiskele ilçesine gittik. Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü ve ekibiyle birlikte ilçeyi dolaştık, yapılan ve yapılmakta olan projeleri yerinde gördük.

Bir sürü proje vardı ve biz de gazete olarak 2 günlük yazı dizisi halinde haberimizi ve izlenimlerimizi gazetemizde yazarak siz değerli okuyucularımızla paylaştık.

“Başiskele’ye taşınabilirim” başlığıyla bir köşe yazı kaleme aldım.

Başiskele fiziki konumuyla, İzmit’e yakınlığıyla son yıllarda yerleşke olarak oldukça revaçta.

İnşaat sektörü burada adeta yarış halinde.

Çünkü denizi, doğal güzellikleri ile ilgi çeken bir yer.

Benim asıl ilgilendiğim konu belediyenin kültür sanat konularına eğilmesi, eğitime ve araştırmaya açık bir gençlik yetişmesi için özellikle çocuklara ve gençlere yönelik projeleri bir bir hayata geçirmesiydi.

Bana göre uzaktan bakıldığında sıradan gibi gözüken ama yakından baktığımda hiç de sıradan olmayan bu projeler açıkçası beni etkiledi.

Çocuk Kütüphanesi, Çocuk Akademisi, Gençlik Merkezleri…

Ve çocuklar ile gençlerin kendileri için açılan bu yerlere ilgisi…

Bu etkileşimden ötürü, yeşil ve maviyi bir arada barındırmasından ötürü Başiskele’ye taşınabilirim diye yazdım.

Bu yazının altına birbirinden güzel mesajlar geldi.

Tüm okuyucularıma yorumlarından ötürü teşekkür ediyorum.

Hemen hemen hepsi Başiskele’ye yerleşme düşüncemi destekledi.

Bir değerli okuyucumun mesajı ilgimi çekti. Mesajı “Taşınmayın, insanları değişik kültürdür. Ama siz de hamsi ve yer altı kafalıysanız yakışır size. Gidin derim” şeklindeydi.

Kendisine yorumu için çok teşekkür ediyorum. Elbette herkesin önerilerini dikkate aldığım gibi kendi önerilerini de dikkate alacağım.

Bu yorumdan sonra en sevdiğim balık olan ve hamsiden türetilen ‘hamsi kafalı’ ne anlama geliyor diye yine bir Google amcaya bakayım dedim.

Ekşi Sözlük’te Karadeniz’de kafası az çalıştığı düşünülen kişilere kullanılan bir çeşit niteleme sıfatı şeklinde yazılmış.

Uludağ Sözlük’te balık hafızalının Doğu Karadeniz ağzı versiyonu olduğuna bu söz öbeğini niteleyen lahmi kelimesinin de zaman zaman kullanıldığı yazılmış.

Bu durumda Başiskele’ye taşınmayı düşünüyorum diye ben hamsi kafalı mı oluyorum?

Ya da orayı tercih edenler…

İşin esprisi bir yana Başiskele’yi zaten seviyordum gezip dolaşınca daha da sevdim.

Bu değerli okuyucumun ne demek istediğini de anladım.

Kendisine asla alınmadım.

Sadece kullandığı tabir biraz değişik olmuş.

Başiskele Belediyesi’nin de yapmak istediği okumaya, gelişmeye, araştırmaya açık aydın beyinler yetiştirip ilçenin kültür seviyesindeki çıtayı yükseltmek, üst seviyeye çıkarmak…

Tüm okurlarımıza sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum.

Bu arada sofranızdan hamsiyi eksik etmeyin…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Uğur Ulusoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

izmitli - sayın ulusoy bey meşhur bir deyim vardır, kedi ulaşamıyacağı ete mundar dermiş. o tür insanlardafaşizmden başka birşey bilmezler , beyinleri yokturki çalışmasını bekleyelim.onları kendi başına bırakalım ..iyi günler dileklerimle..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ekim 05:06