Uykuda tedavi eden yastık!

Önceki gün ziyaretimize Kadıneli Kocaeli Kooperatif Başkanı Müge Uçar geldi.

Müge hanım uzun yıllardır yoksulluk ve eşitsizliklerin var olmadığı güçlü bir toplum oluşturmaya katkıda bulunmak amacıyla, kadınların yaşamlarını iyileştirme çabalarına destek olmak için çalışmalar yapıyor.

Elinde bizim için özenle paketlenmiş, özel çantası eşliğinde Karabuğday Kabuğu Yastığı ile geldi.

Kadıneli Kooperatifi bu yastıklardan üretmeye başlamış.

Bu yastıkların özelliği nedir dediğimizde, bunlar uyurken insanı tedavi ediyor diyerek başladı anlatmaya;

“Karabuğday Kabuğu Yastığı’nın yastık dolgusu ideal ve çökme yapmadığı için boynu destekliyor. Boyun düzleşmesine, boyun ve sırt ağrılarına, uykuya dalmaya,horlamaya çok iyi geliyor.Bu yastıkla uyuyan  sabahları daha dinç daha enerjik uyanıyor.

Termodinamik özelliği olan Karabuğday tohumu kabukları sayesinde başınız yazın serin, kışın sıcak kalıyor. Karabuğday yastığı başlıca ; boyun, sırt , baş ağrısı , kas ağrısı , horlama , şakak kemiği sendromu , boyun ve bel kayması , boyun tutulması uykusuzluk gibi rahatsızlıklara karşı , fizyoterapistler tarafından önerilmektedir.

Karabuğday yastığı kimyasal içermeyen organik karabuğday kabukları ile yapılırlar, karabuğday kabuğunun yapay olmayan , doğal bir dolgu maddesi olarak yastıkta kullanılmasının birçok avantajı mevcuttur , bu avantajlardan en önemlisi Karabuğday yastığının  vücut ile temas eden her yere , ağırlığı eşit olarak dağıtmasıdır , bu sayede uyku esnasında baş , boyun bölgenizde herhangi bir boşluk kalmayacaktır”

Karabuğday Kabuğu Yastığını elime alınca insana enerji verdiğini inanın gördüm.

Kadıneli Kocaeli Kooperatifi’nin Kocaeli’de Karabuğday yetiştirmek içinde hazırlık yaptığını öğrenince sevindim.

Bu şifa dostu yastıktan edinmek isteyenler Müge Uçar ile iribata geçebilirler

Dar gelirliler bu evleri alamaz…

Toki İzmit Sekbanlı-Sepetçi projesiyle dar gelirli ailelere 747 konut yapıyor.

Bu konutların fiyatları açıklandı.

2+1 konutların ortalama taksitleri 1600 TL,PEŞİNAT 30 BİN TL vade 180 ay peşin 350 bin TL

3+1 konutların ortalama taksitleri 2000 TL,PEŞİNAT 40 BİN TL vade 180 ay peşin 420 bin TL

Bu konutları pazarlayanların asgari ücretten haberi yok galiba.

Bu fiyatları sunmak  milletle dalga geçmektir.

Dar gelirli vatandaş,hem kira ödeyecek hem de bu evlerin taksidini ödeyecek  öylemi.

Bu evleri alsa alsa 2-3 evi olanlar alır.

Ya bu yanlıştan dönün, ya da dar gelirlilere ev yaptık demeyin.

Emekliyi unutmayın!

Verilen mesajlardan anladığımıza göre asgari ücrete güzel bir zam yapılacak.

Mağdur olan bir kesim daha var .

EMEKLİLER büyük bir kesimi açlık sınırının da çok altında maalesef insanlık onuruna yakışmayacak bir gelir seviyesine mahkûmlar.

Yediden yetmişe herkesin dilinde asgari ücret var.

Emekliyi düşünen kimse yok sanki.

Peki madem enflasyonun çok üstünde bir gelir artışının dar gelirli çalışan için elzem olduğu kesinse emekliler için durum ne?

Onlar uzayda mı yaşamıyor.

Çalışanı vuran enflasyon canavarı emekliyi de silindir gibi ezip geçti.

Tanıdığımız bir çok emekli 1600 TL,aylık alıyor. Bu utanç rakamıdır.

Kayıtlı, kayıtsız 10 milyonun üstünde mülteciyi 10 yıldır bakan yüce devletimiz, İMF’ye borç vermeye niyetlenen devlet adamlarımız inşallah bu kez kendi milletinin en savunmasız kesimi olan asgari ücretli ve emeklisini açlık sınırının altında bırakmaz.

Bu simit 3 lira etmez!

Simit kadar ucuz, leziz, bulması, tüketmesi kolay, büyük çoğunluğun damak tadına uygun bir yiyecek azdır.

Sabahları kahvaltı yapacak vakti olmayanların da, öğlen yemeğini geçiştirenlerin de, ani açlığını bastırmak isteyenlerin de, zenginin de, fakirin de " can simidi"dir.

Simidin en güzeli de şehrimizde bulunurdu.

İzmit’te  sokakta yürürken yanından geçtiğiniz simit tezgahından yükselen kokuya direnmek çok zordur, zaten neden direnesiniz ki! Hele hele simit-çay- peynir üçlüsü varken...

Dün sabah işe gelirken canımız simit çekti.

3 TL verip bir simit aldım.

Aldığımız simit, taze olmasına taze, çıtır olmasına çıtır ama eski lezzetten eser  yok .

Aldığım simit 3 lira değil 3 kuruş etmez.

Eskiden simit taş fırında ve odun ateşinde pişerdi.

Unu,pekmezi ve susamı yerli idi.

Bir yiyen bir tane daha yemek ister tadını doyulmazdı.

Şimdilerde ise simit doğal gazla çalışan döner fırınlarda yapılıyor.

Ve ortaya taze,çıtır fakat tadı tuzu olmayan bu simitler çıkıyor.

Hele simit biraz dursun, o zaman hiç yenmiyor.

Arkadaş ben İzmit’in gerçek simidini istiyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nurettin Kolaylı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.