İslam’ın günahını almışız!

Boş yere adamın günahını almışız!

Yaşananları gördükten sonra inanın bin kere pişman olduk..

Ama iş işten geçmiş yapacak bir şey de yok!

Siz  evet siz çaya para vermeyin diye adama demediğimizi bırakmamıştık!

Neler demedik ki?

Antıkkapı Genel Müdürü İslam bey ,2,5 liraya sattığın çayı, yemek yiyene bedava ver.

Çay parası isteme, sen tüccarmısın, diyerek  adamcağızı yerden yere vurmuştuk.

Meğer adam çayı 2,5 liraya vererek asıl hizmeti yapıyormuş.

Çarşıda ve sahilde  bulunan işletmelerdeki bir fincan çayın fiyatı 7,5 TL’ye çıkmış

Yanlış okumadınız bir fincan çay 7,5 TL oldu.

Hatta 8,5 TL’ye veren bile varmış.

El insaf yahu

Bir fincan çay 7,5 TL:

Yok mudur bunları denetleyen?

Yok mudur bu akıl almaz uçuk kaçık fiyatlara dur diyecek?

Bir bardak çay 7,5 Lira.

Tüh sizin esnaflığınıza!

Yazık sizin Müslümanlığınıza!

Ahan buradan İslam Yücel’e sesleniyorum, sahileve şehir içine  bir tane değil on tane Antikkapı karavan çay ocağı aç, hemi de o işletmelerin yanı başına çayı da 3 lira yapabilirsin.

Bu konuda da seni sonuna kadar destekliyorum.

Reis bu olmadı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan Muhtarların maaşlarını 4 bin 250 TL yaptı.

 Yüzde 70’lik bu artış gerekli mi idi?

Bize göre değildi.

 Muhtarların büyük çoğunluğu bu sorumluluğu ağırlıkla ikinci iş olarak yapmıştır.

 Ya emeklidir ya işçidir ya da belediyede çalışıp iyi maaş alıyordur.

Muharlar baş tacı o tamam.

Eğer geliri yok sigortası yoksa ona da tamam.

Ama tek maaşla geçinenler varken tüm muhtarlara böyle bir maaş artışı olamaz.

 Zira tek maaşlı çalışanlar mutlu olmadıktan sonra bu ülke mutlu olmaz.

İçindeki çocuğu büyütmeyenlere selam olsun!

Hafta sonu torunları Derince Harikalar Sahilinde  lunaparka götürdüm.

Bizim çocukluğumuzun lunaparkı ile şimdiki lunapark arasında dağlar kadar fark var.

Gözümün önünde 70 lı yılların fuarı ve lunaparkı canlandı.

O yıllarda fuara girmek için çok uzun sıra olurdu.

 İçeri  girince Sine reklam Kazım Ertek  iftiharla sunar anonsları ve tabii ki arada sırada kayıp çocuk ve cüzdan anonsları eşliğinde o yılların Türkçe pop müzikleri karşılardı bizi.

Girişte uçan baloncu bulunurdu.

Çocuklara bir balon alınır eline sıkıca bağlanır aman kaçırma diye tembih edilirdi.

Ama bir süre sonra çocuklar merak edip balonu bırakır, balon uçup göğe yükselince de ağlamaya başlarlardı.

Bir tarafta da pişmaniye çeken ustalar olurdu.

Fuar çıkışı eve giderken fuar logolu sigara, çay bardağı ve pişmaniye alınmadan gidilmezdi.

Fuarın içindeki lokantalar her akşam dolup taşar, birçoğunda yerel sanatçılar sahne alırdı.

Şehir lokantasındaki dönerin tadına doyulmaz, çobanın dondurmasından mutlaka yenirdi.

Fuarın içinde fabrikaların reyonları bulunur buraları ziyaret edenlere katalog ve küçük hediyeler verirlerdi.

Onun için bütün reyonlar tek tek gezilirdi.

Biz çocuklar lunapark’a girmek için sabırsızlanırdık.

Lunapark bizim için başka bir dünya idi.

Sihirbazlar kralı Mandrakeyi ağzımız açık seyreder, tabutun içine yatırdığı kadını ikiye bölmesini hayretle karşılardık.

Korku tüneline giren gerçekten kafasına tokmağı yerdi.

Daha sonra penaltı atış reyonuna gider kaleciye üst üste 3 penaltı atıp malbora sigarası alanları zevkle seyrederdik.

Tahta bacaklı adamın peşinden koşardık.

Denizkızı eftalyayı görmek için kuyruğa girer,  havuzun içinde yatan denizkızına hayran hayran bakar mahalleye gelince denizkızını herkese anlata anlata bitiremezdik.

En büyük yoğunluk ise sigaraya çember atma reyonunda olurdu.

Çemberleri sigaralara atar, sigarayı çembere sokunca Malbora sigarasını alarak keyiflerin en büyüğü yaşarlardı.

Birde topları çembere sokma yarışması vardı topladığın sayıya denk gelen hediyeyi alırdın.

 Tüfek reyonları ise ayrı bir aksiyon yeriydi. Saçma atan tüfeğinizle nişan alır uçak figürlerini barutların üstüne düşürerek patlatmayı başarıp, ödül olarak Kocaeli fuar sigarası alırdı

Fuarın en büyük etkinliği gazino ikinci etkinliği ise televizyonda Cenk Koray’ın o yıllarda yaptığı gibi canlı yapılan çekilişler olurdu.

Fuara giriş biletlerinde numaralar olur şanslı kişi o numaralardan belirlenirdi.

Bu çekilişi ağzı iyi laf yapan adı hasan olan bir abi yapardı. Aman Allahım adam hiç konuşmaktan yorulmazdı.

O yıllar televizyon ve beyaz eşyalar herkesin evinde olmadığı için çekilişin göz bebekleri onlardı.

Şanslı bileti siz almışsanız zarfınızı açar size göstermeden bir ohooo çeker ve başlardı saydırmaya.

Bu zarfınızdaki hediyenin yerine 72 parça yemek takımı versem olmadı 50 paket makarna versem, olmadı yanına da ütü ve ütü masası versem derse sizde olmaz zarfımı açın diye ısrar ederseniz saydırmaya devam eder, (zannedersiniz ki zarfın içinde Televizyon veyahut buzdolabı var)

zarf açıldığında, sonunda mecburen alkışlar eşliğinde bir çamaşır sepetine veya mandala  razı olurdu.

Dönme dolap, çarpışan arabalar,atlı karınca  ve salıncaklara sırasıyla binmek için sabırsızlanırdık.

Şimdiki gibi ışıl ışıl oyuncakların hiç biri yoktu. Bizim çocukluğumuzun yılları, siyah beyazdı ama özel ve güzeldi.

İçindeki çocuğu büyütmeyen ve o çocuğu yaşadığı anılarla çocuk gibi saklayan herkese selam olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nurettin Kolaylı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.