Ruhun kulağıyla dinlemek

Günümüze çok konuşuyor ama ne kadar da az dinliyoruz. Herkes konuşmak istiyor ama kimse dinlemek istemiyor. Herkes kendi avazının semayı dolaşmasını diliyor, kendi hikâyesini dillendirmek, bilinmek istiyor ama bir başkasının hikâyesini dinlemeye de gönülsüz. Muhatabımızı gerçekten dinliyor muyuz? Yoksa sıranın bize gelmesini mi bekliyoruz?

Dinlemenin en büyük engellerinden bir tanesi, söylenen şeyin zaten bilinen bir şey olduğuna dair hatalı bir ön kabuldür. Biz bir sohbeti, biz konuşmadığımız zaman gerçekleşmemiş sanıyoruz. Oysa dinlemek, bir tepki değil gönülden gönüle bir bağlantıdır. Bir sohbeti veya hikâyeyi dinlerken ona katılırız, ortak bir eylemin parçası haline geliriz.

Hakiki bir sohbet, ortamda bulunan herkesin kendini ifade edebilecek bir zemin bulabildiği –ki bu herkesin içerisine çocuklar da dâhil- karşılıklı anlaşma duygusuyla o ortamdan ayrılabileceğimiz bir sohbettir.

Dikkatle dinleyen kişinin ödülü, kendisini de daha iyi anlamış olarak oradan ayrılmaktır. Ki muhabbet; birbirini anlama eylemi değil midir bir bakıma? Oysa hep ben konuşur ve karşımdaki insanı adeta kendi sözlerimle boğarsam, bu artık sohbet olmaktan çıkar sadece bir monolog olur.

Dinlemek her şekilde hayrın başıdır. Bir insanı dinleyerek anlarsınız, dinleyerek anlaşırsınız, dinleyerek bağ kurarsınız, dinleyerek yeni bir şeyler öğrenir yeni bir şeyler keşfedersiniz. Hani halk arasında çok meşhur bir sözümüz vardır: “Allah insana iki kulak bir ağız vermiştir, iki işitip bir söylesin diye.”

Bir de ne demiş Donald Davidson: “Sadece birbirinizi anladığınızda aynı fikirde olmayabilirsiniz.” Biz bırakın anlamayı, pek çoğumuz karşımızdakini üç cümle dinlemeden, tamamen ayrı fikirlerde olduğumuzdan emin gibiyiz. Bizim, muhatabımızı dinlerken kendimizle ilgili tüm meşguliyetlerimizi, ön kabullerimizi, peşin hükümlerimizi bir kenara bırakıp öylece devam etmemiz gerekiyor. Mevlana’nın da dediği gibi hani: “Haydi ben bensiz geleyim, sen de sensiz gel.” İşte gerçek bir sohbetin reçetesi.

Seni dinliyorum; sana ruhumda yer açıyorum demektir. Seni dinliyorum, senin ruhunun kendi ruhuma dokunmasının getireceği güzelliklere yer açıyorum diyebilmektir.

Can kulağıyla dinlemek deyimi, “ruhun kulağıyla dinlemek” ifadesi, ne kadar da anlamlı…

Hepimiz hikâyemizi anlatmak isteriz, paylaştıkça rahatlarız. İnsan, anlatan, hikâye eden bir varlık. Tıpkı şu an yaptığım gibi. Ben anlatıyorum ve beni muhatap alanlar dinliyorlar hikâyelerimi. Muhatap önemli. Calvino’nun dediği gibi: “Anlatıya yön veren şey ses değil, kulaktır.” Muhatabımız varsa söylediklerimiz kıymetlidir… Çünkü bizi işitecek bir kulak, bizi görecek bir göz ve bizi fark edecek bir can olmadığı zaman varlığımız teyit edilmez.

Son söz yerine sevgili okur: Dinlemek bir sanattır çünkü susabilmeyi gerektirir. Ki günümüzde susmak da bir sanattır. Herkesin her şeyi biliyorum zannettiği bir toplumda hele.

Birilerinin bizleri muhatap alacağı ve bizlerin de muhataplarımızı can kulağı ile dinlediğimiz yarınlara. Beni can kulağı ile dinlediğiniz için çok teşekkür ederim. Sevgilerimle…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yeliz Seyhan - Mesaj Gönder

# tepki

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

12

A.babayiğit - Dinlemek karşındaki insana gönlünü açmak, yardıma ,anlamaya hazır olmaktır.Ama bu herkese göre böyle değil. Enaniyet asrının pençesinde debelenip duran insanımız karşısındakine bırak gönlünü, bir dakikasını bile çok görüyor. Dinlemediğimiz için kavga çıkıyor, işler uzuyor, sinirleniyor ,hiç istenmeyen olaylara sebebiyet verebiliyoruz. Çünkü muhatabımızı duymuyoruz.Kalabalık içinde yalnızlaşan ınsanlar haline geldik. İletişim bizler için ekmek su gibi ihtiyaç. Ancak bizim toplumda iletişim yolu kavga gürültü haline geldi maalesef.Şu hayat koşturması içerisinde bir soluklanıp bakamıyoruz kendimize neleri kaybettik diye...Dinleyen bir toplum olmak ümidiyle ... Kaleminize sağlık yine farkındalığı yüksek bir yazı olmuş.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Ocak 08:16
11

Talat.. - Yeliz’in yüreğidir; geniştir, havadardır. Sabahtan akşama günlük güneşliktir… kuş cıvıltısı seslerini duyarsınız. Yıllar sonra ansızın hatırasına yakalandığınızda da!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Ocak 17:17
10

Meltem B. - Hep böyle dinleyebilsek keşke tüm herkesi. Sizin de dinleyenleriniz çok olsun Yeliz hocam. Hak ediyorsunuz. Yüreğinize sağlık olsun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Ocak 15:32
09

N. Kocatürk - Makaleyi dinle butonuna bastığımızda sizin sesinizle dinleyebilsek keşke. Bu denli farkındalıklı yazan birisi nasıl güzel konuşuyordur merak etmemek elde değil. Kaleminize sağlık yazar hanım. Gazeteye, sizinle tanışma günü düzenlemesi için talepte bulunacağım. Sırf sizi dinleyebilmek için. Başarılarınız daim olsun. Sevgiler bizden.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Ocak 15:30
08

Salim Kansu - Sizi bir kaç hafta önce tanıma şansına eriştim Yeliz Hanım. Arşivdeki diğer yazıları okumaya çalışıyorum. Bir çoğunu bitirdim. Bir çoğu Ufuk açıcı ve fikirsel olarak zenginliklerle dolu. Böyle genç yaşta böyle bir fikir birikimi gerçekten takdire şayan. Başarılarınızın devamını dilerim. Sıkı takipçinizim artık. Tebrikler.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 27 Ocak 23:09
07

Forza 28 - Dinlemek insan olmanın unsurlarından,hele ki şu dönemlerde ekmek gibi su gibi elzem…

Hayata dokunan konular için teşekkürler…

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 27 Ocak 21:19
05

Bir Muallim - Bilinci bu kadar farkındalıklı bir yazar ve hatta kadın yazar. Sizi tebrik ediyorum Yeliz Hanım. Bir numarasınız.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 27 Ocak 11:38
03

Nuray Gönenç - Her insan duyabilir. Dinlemek ise sadece sessiz

kalabilenler için mümkündür.Oyle sanıyorum ki ,çağımızın en büyük sorunlarından biri de muhatabımızi tüm benliğimizle yönelerek dinlememek

Çünkü nefis hep kendiyle meşgul,Kendi sorularıyla, Kendi bencillikleriyle...Oysa insan insanın yurduydu değil mi

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 26 Ocak 15:34
02

Kerem Göktepe - Ruhunun kulağıyla dinleyenleriniz çok olsun Yeliz Hanım. Zira sizin gibi insanların sayısı çok az artık. Hazine gibisiniz. Yitik, bulunmayı bekleyen çok kıymetli bir hazine. Saygılar bizden.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 26 Ocak 14:49
01

K.yılmaz - Hiç sıkılmadan Saatlerce dinleyebileceğim tek insansınız. ???

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 26 Ocak 14:46