Kilosu hayatının dönüm noktası oldu

Ortaokul yıllarında kilo fazlalığı sebebiyle spora yönelen ve hayatı değişen siyah kuşaklı Türkiye Şampiyonu İbrahim Kerkez ile judoyu ve judonun Kocaeli’deki gelişimini konuştuk

Ayşe Aydın
Ayşe Aydın Tüm Haberleri
+10
Haber albümü için resme tıklayın

Siyah kuşaklı Türkiye Şampiyonu İbrahim Kerkez, güreş ile başladığı spor hayatına judo ile devam etti. Hayatının dönüm noktası olan judo sayesinde dünya turu yaptı. Kocaeli’ye gelişini, burada birçok sporcu yetiştirdiğini anlatan Kerkez’in güzel spor dolu geçmişine röportaj yaparak tanıklık etmekten bizler de onur duyduk. İşte o röportaj:

Judo sporuna hayat veren İbrahim Kerkez ile röportaj yapıp eski günlerini konuştuk. Her ne kadar artık judo yapamasa da öğrencileri onu hiç yalnız bırakmıyor.

GÜREŞTE BAŞARILI OLAMADIM

Hayatınızı kısaca anlatır mısınız?

Gaziantep’in Karkamış kazasında 1946 yılında doğdum. 1965’te Sanat Okulu’nda güreş sporuna başladım. Güreşte başarılı olamadım. Tesadüfen judo ile ilgilenmeye başladım. Bir sene sonra Türkiye ikinciliği ve üçüncülüğü elde ettim. Daha sonra beni 1969’da Bursa’ya milli takım kampına çağırdılar. İki yıl ara verdim, Almanya’ya işçi olarak gittim. Oradan dönünce askere gittim. Askerden sonra Şanlıurfa’ya beden terbiyesine ( Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün yıllar önceki ismi) antrenör olarak gittim. Bir sene içinde 1975’te İzmit’e çağırdılar. 1977’den 2001’e kadar hem judo antrenörlüğü hem il temsilcisi hem de milli hakem olarak Kocaeli’de çalıştım.

ÇOK SAYIDA DERECE ALDIK

Kocaeli’de birçok çalışmaya imza atmışsınız. Biraz bahseder misiniz?

İki yıl, kadın milli takım antrenörlüğü yaptım. Avrupa’da çeşitli maçlara gittim. 1983 yılında kadınlar ve erkekler takımı olarak büyük başarılar elde ettik. Kocaeli’den 56 Türkiye şampiyonu çıkardık. 15 şampiyon imtihansız spor akademisine girdi ve öğretmen oldu. Bir tane gençler Avrupa ikincimiz var: Gamze Sakızlıgil. İki tan Balkan ikincimiz var. Biri Fatma Kerkez diğer Erdal Selimoğlu. Balkan ve İstanbul’daki şampiyonada da birçok derecemiz var.

JUDO İLE TÜM DÜNYAYI GEZDİM

Judonun sizdeki yerini tarif eder misiniz?

Benim hayatımda ve ekmeğimi kazanmamda Kocaeli ve judonun çok büyük bir yeri var. Ara sıra federasyon görevlisi olarak Güneydoğu’ya toplu çalışma ve kuşak imtihanına gidiyordum. Oradaki arkadaşlarımızla da irtibatı koparmadık. Çok sevdiğim dostum, Mehmet Tahir Özgeliş de ilkokuldayken judoya başlamıştı benden sonra güreşe devam etti. Güreş milli takımına girdi ve milli takım antrenörü oldu. Sporun hem ekmeğimde hem de hayatımda çok büyük bir yeri var. Kendi imkanımla gezemeyeceğim bütün Avrupa’yı judo sporu sayesinde gezdim. Toplu çalışma kamplarına gittim. 2001’den beri spora ara vermeme rağmen sporcularla arkadaşlarımla görüşmeye devam ediyorum.

Kızını da judo şampiyonu yapan İbrahim Kerkez, kızıyla bir karşılaşma sonrası fotoğrafta görülüyor.

İKİ KIZIM DA JUDO ŞAMPİYONU

Çocuğunuz var mı onlar nelerle uğraşıyor?

İki kızım var. Biri Fatma Kerkez, Malatya’da üniversitede doçentlik yapıyor. Kendisi Judoda Balkan ikincisi olmuştur. Diğer kızım Nilgün Kerkez ise Yarımca’da Halk Eğitim Merkezi’nde kadınlara spor yaptırıyor. O da Türkiye şampiyonu olduğu için imtihansız spor akademisini bitirdi. İkisi de judocu yani. Çocuklarıma da bu sporu sevdirdim ve onların da hayat felsefesi haline geldi judo. Ayrıca yetiştirdiğim sporcularıma çok teşekkür ediyorum. Hala görüşüyoruz. Beni arıyorlar, eve geliyorlar. Sporun bize verdiği en büyük mutluluk bu. Çoğu evlendi, çoluk çocuğa karıştı. Onlarla ve eşleriyle görüşüyoruz.

Türkiye Şampiyonu Judocu İbrahim Kerkez, yanındaki Japon oyuncu ve İzmitli Judocu Fahri Doğruyol bir arada.

MİLLİ TAKIMI ÇALIŞTIRDIM

Yılların judocusu olarak unutamadığınız bir anınız var mı?

Evet çok var. Bir tanesini paylaşayım. Sporcular askere gitmeden federasyona bildirirdi o zamanlar. Ben bildirmemiştim. Almanya’dan geldim, eşim hamileydi. Askere Burdur’a gidecektim. Askere gitmeden federasyona uğradım. O sırada federasyonda Emniyet Baş Müfettişi Metin Altınzincir’i gördüm. Benim ilk sarı kuşağımı veren hocadır kendisi. Ne yaptığımı sordu. Askere gideceğimi söyleyince federasyon askere gideceklerin listesini çoktan gönderdiklerini söyledi. Tesadüfen federasyona Burdur Judo İl Temsilcisi Ali Boyacıoğlu da geldi. Metin Altınzincir oraya gideceğimi Ali Boyacıoğlu’na söyledi. Ali Boyacıoğlu da yardımcı olacağını söyledi. Metin Bey’in yazısıyla Ankara’ya geldim Milli takımın güreşçi ve judocuları ile Kıbrıs Harbine kadar 20 ay çalıştık.

URFA’DA MADDİ İMKAN YOKTU

Şanlıurfa’dan ayrılmasaydınız sizce hayatınız ne yöne giderdi?

Burdur’a askere gitmesem Urfa’da kalır antrenör olarak devam ederdim. Fakat Kocaeli bana yeni ufuklar açtı. İstanbul’a yakın. Ankara’ya yakın. Maddi imkanı çok fazla Urfa’ya göre. Sporumuzu ve hayatımızı değiştirdi Kocaeli’ye gelmem. Urfa’da judoyu bilmiyorlardı. Alıştırana kadar neler çektik bilemezsiniz. Çocuk sporcuyu kimse getirmiyor. Babası çocuğu getirip başında bekliyor. Salonda oturacak yer yok. Mecburen tribünleri onlara açtık. 6 ay boyunca çocuklara eğitim verdik. Daha sonra Bursa’ya maça gittik. İlk kez Urfa’dan karma maça gittik. Tabi Urfa çalkalandı. Sporcular gidiyor, imkan varmış, kimsenin cebinden 5 kuruş para çıkmamış diyorlardı. Ondan sonra Kocaeli’ye gelince beden terbiyesine girdim. Petkim’de çalıştım 21 sene.

JODU DİYİNCE BENİ ODADAN KOVDU

Gençlik ve spor il müdürü olarak anımsadığınız isimlerle bir anınız var mı?

Evet çok komik bir anım var aslında. Gölcük Belediyesi eski Başkanı İbrahim Şentürk o dönemler il müdürüydü. Kocaeli’ye gelince İbrahim Bey’in yanına gidip ‘Ben Türkiye şampiyonuyum. Siyah kuşağım’ dedim. Beni odadan kovdu. Anlamadım ne olduğunu ve çok şaşırdım. Beni çıkardılar odadan. Meğerse judocular bölünmüş, çalışma var ama hiç madalya yok. İbrahim Bey’in de onlardan başı çok ağrımış Judo deyince adamı tepesi atmış. Bu süre zarfında bir sene boyunca antrenmana gidemedim. Böyle ilginç bir anım var işte. Diğer hatırladığım beden ve terbiyesi il müdürleri ise Vezir Balcıoğlu, Bahtiyar Demir, Kemal Şen hatırladığım.

JUDO AJANI OLDUM

Peki Kocaeli’de kalmaya nasıl karar verdiniz?

Bölge sorumluluğundan beni Petkim’de çalışan birine yönlendirdiler. Emekli Başçavuş Süreyya Tümay. Orada puantörlük yapıyordu. Yanına gittiğimde ‘Ben judodan anlamam, judo ajanıyım’ dedi. Nasıl oldu dediğimde federasyon başkanımız emekli Yarbay Cihat Uskan onun komutanı olduğunu söyledi. Ona judo ajanı (il temsilcisi) olmasını söylemiş. Daha sonra bana ‘Akşam judo yapılan bölgeye gel’ dedi. Meğerse 3 gün sonra Gaziantep’te Türkiye şampiyonası varmış. İzmit’te o kadar judocu var ama takım yok. Maç yapanlar ise Gölcük’ten geliyor. Akşam salona gittik gençlerle antrenman yaptık. Daha sonra Gaziantep’e maça gittik. 3 şampiyon çıkarıp döndük. Süreyya Tümay biz dönünce ‘Abi ben bu işten anlamıyorum sen anlıyorsun, gel sen ajan ol’ dedi. Bunun üzerine o istifa etti ben de 1977 yılında ajan oldum.

İZMİT’TE BİRÇOK SPORCU YETİŞTİRDİM

İlimizin judo ili tanışmasında büyük katkınız var. Bu süreçte neler yaşadınız?

İki sene içinde İzmit’te 120 sporcumuz oldu. İzmit’te yapılan maçta 3 tane kız sporcum Türkiye şampiyonu oldu. Senem Sarıca kızımız 3 yıl boyunca Türkiye şampiyonu oldu. Senem ayrıca Balkan ikincisi oldu. Kocaeli’den birçok milli sporcu milli takıma gitti, beni de böylece milli takıma taşıdılar. Bolu’da düzenlenen yarışlarda Türkiye şampiyonu olduk takım halinde. Şimdi o talebelerin 4 tanesi Gölcük’te antrenörlük yapıyor. Hiçbir sporcumla alakayı kesmedim. Şimdi federasyonda görevli Fikret Yıldız var. Sarı kuşaktan beri benim talebemdir. Kendisiyle de sık sık görüşürüz. Judonun emeğini inkar edemem. Hem spor hem iş yaptım. Allah judo ile tanışmama sebep olanlardan razı olsun. Dostluklarımız hala devam ediyor. Hala da yaşamımı judoya borçluyum. Sporcularım beni hiç unutmadı.

YAMAŞİTA İLE TANIŞTIM

Judo sporundan ve ünlü judoculardan biraz bahseder misiniz?

Judoda beyaz, sarı, turuncu, yeşil, mavi, kahverengi ve siyah kuşaklar vardır. Başlangıç yedi tanedir. Siyah kuşağın sınıflarına ise dan deniyor. Birinci dan için 2 sene bekliyorsun. İmtihana giriyorsun. İkinci dan için üç sene, üçüncü dan için ise dört sene bekliyorsun. Kırmızı ve beyaz kuşak da var. Dünyada en son ve en yüksek kuşak kırmızı kuşaktır. Dünyada 5-6 kişide var. Bir tanesi Yasuhiro Yamaşita. Yamaşita rahmetli Judocu Yaşar Doğu’nun aynısı. Judoda 3 kez olimpiyat şampiyonu olmuştur. Hatta 1991’de Finlandiya’ya maça gittiğimizde Yamaşita ile orada karşılaştık. Kendisiyle fotoğraf çektirip sohbet ettik.

JAPONLAR BİZE TATAMİ GÖNDERİRDİ

Bilindiği üzere judo Japonların ata sporu. Peki sizin dönemde Türk Japon dostluğu nasıldı?

Türkler ve Japonların arası çok iyiydi. Arayı hiç açmadık. Japonya’dan Japon Türk Haftasında pirinç sazlarından yapılan tatami (judo yapılan minder) her sene hibe gönderilirdi. O zaman dünyada yoktu tatami. Düşünce sakatlamayan vücudu acıtmayan güzel bir ses çıkaran minderdi. Her gelişlerinde judo elbisesi de hediye ederlerdi. Federasyon da milli sporculara dağıtırdı bu elbiseleri. Japonlarla ilişkilerimizi hiç koparmadık. Bizde judo gelişince haliyle sevindiler milli sporları olduğu için. Böylece ülkemize gönderdikleri antrenör sayısını artırdılar. Hatta sadece Ankara’da olan kurs daha sonra İstanbul ve İzmir’de yapıldı. Onlarla çok çalıştık ve onlardan çok şey öğrendik.

GENÇLER YILMADAN BIKMADAN ÇALIŞSIN

Gençlere ve sporcu gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Gençlerimize birçok tavsiyem var. Çok çalışmak. Korkmadan bıkmadan usanmadan çok çalışmak gerekiyor. Benim sporcu olmam çok çalışmakla oldu. Ortaokulda 118 kiloydum. Çok şişmandım. Yürüyemiyordum. Bir abim dedi ki spora başla. Önce koşuyla başladım. Sonra güreş sonra da judo. Hayatım değişti böylece. Yani fazla kiloları çevremin de desteğiyle avantaja çevirdim. Hiç korkmadan bıkmadan yalnız başıma çalıştım. Ta ki takıma girene kadar. Ümidi kesememek ve çok çalışmak önemli. Mutlaka sonunda kazanacaklar.

11 Eki 2021 - 19:30 -

Muhabir Ayşe Aydın


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.