Balıkhan’da 2 balıkçı 1 manav
‘Kararsız seçmen İYİ Parti’ye oy verecek’
‘AK Parti ile ortak geçmişimiz var’
Akbaş’tan ‘İz’ bırakacak kitap
Orka Reklam
Mobesko (Sağ blok)
Whatsapp İhbar Hattı

Anket

Kocaeli'nde halkımız için yapılan sosyal faaliyet alanlarını yeterli buluyor musunuz?
  • Evet
  • Hayır
  • Fikrim yok

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

SADUN ÇETİN
SADUN ÇETİN

Hasan Ayaz’dan gelen açıklama…

30 Haziran 2018 Saat: 17:13

Önceki gün akşam saatlerinde AK Parti İzmit İlçe Başkanı Hasan Ayaz aradı. Her zamanki gibi nazik ve hürmetkardı.“İzmit’te AK Parti’nin başarısı ve Doğan…” başlıklı dünkü yazımın (yazılarımız internet sitemize bir gün önce giriyor) içinde kendisiyle ilgili bir bölüme cevap vermek istedi. Açıklaması tamamen, kendisinin cemaat ile ilişkilendirilmesi meselesine aitti. Hatta benim Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 10 gün gecikerek maddi destek kampanyası açmasına dikkat çekmiş olmam bile, Ayaz’ı rahatsız etmemiş. Telefonda 15 dakika boyunca cemaat meselesini ve kendi bakış açısını anlattı. Önce dünkü yazıdan bir özet sonra Ayaz’ın yayınlanmasını istediği metini paylaşacağım.

Dünkü yazıdan özet…

Seçim döneminde AK Partili en az 10 kişiden şunu duydum; “Hasan Ayaz ilçe başkanı seçildikten sonra müthiş bir performans sergiledi. Bunun yarısını bu seçimlerde ortaya koyamadı. Çünkü arkasında bulunan cemaat parti içinden tepki görünce, kenara çekilmek zorunda kaldı. Bu da Başkan Ayaz’ın aktif görüntüsünü zayıflattı”

Hasan Ayaz’ın açıklaması:

“Hiçbir cemaate siyaset yaptığım için mensubiyetim yoktur.Her kesime eşit uzaklıktayım. Seçim dönemi inandığımız büyük Türkiye davası için çalıştık. Sosyal medya kişisel hesaplarımızda, yazılı ve görsel medyada bunun şahididir. İnandığımız dava içinde cumhurbaşkanımızın liderliğinde gece gündüz çalışacağız. Durmak yok yola devam”

3. Üniversite’ye

gerek var mı?

Üçüncü üniversite konusundaki görüşlerim için seçimlerin bitmesini bekledim. Cumhurbaşkanı Erdoğan miting için İzmit’e geldiğinde ilk kez açıkladı. Sonra AK Parti adına Başbakan Yardımcısı Fikri Işık açıkladığı seçim beyannamesinde üçüncü üniversiteye vurgu yaparak bu vaadi devam ettirdi. Böylece kulağa çok hoş gelen yeni bir projemiz daha oldu. Özel veya Vakıf üniversitesi olabilir ama ben devlet eliyle yapılacak üçüncü bir üniversiteye pek sıcak bakamıyorum. Bu karşı çıkışım, konunun seçim vaadi haline getirilmiş olmasından kaynaklanmıyor. Ben üniversitelerin sayısal olarak çokluğundan değil niteliksel olarak gelişip, kalitelerinin artmasından yanayım. Ayrıca şehrimizin de buna pek hazır olmadığını düşünmekteyim. Bu iki karşı çıkış gerekçemi biraz açayım.

KOÜ ve GTÜ gelişsin…

Bir: Var olanları(KOÜ ve GTÜ) hem ekonomik hem özerklik bakımından güçlendirelim, geliştirelim. Uluslararası bilim dünyasında sesleri daha fazla çıkabilmesi için ellerinden tutalım. Kocaeli Üniversitesi(KOÜ) göz bebeğimiz ama birçok derdi var. Biz önce onları çözelim. Gebze Teknik Üniversitesi(GTÜ) ise daha dün üniversite oldu. Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü iken 2014’te üniversite oldu. Üçüncü üniversiteyi kurmayı düşünmek yerine elinden tutup, GTÜ’yü geliştirip, büyütelim. Önce Gebze ile sonra bütün Kocaeli ile kaynaştıralım sonra da Türkiye ve dünyadaki yerini yükseltelim. Her iki üniversitemizde bulunan hocalarımızın çalışma koşullarını geliştirelim. Bilimsel üretkenliklerini arttırabilmelerine yardımcı olalım. Öğrencilerimizin olanaklarını çoğaltalım. Yurt ihtiyaçlarını tamamen giderebilelim. Sosyal hayatlarını zenginleştirelim.

Şehir ve üniversite…

İki: Şehir olarak üniversitelerimizi yeterince sahiplenemedik. Hem öğrencimizi hem hocamızı müşteri olarak görmekten henüz kurtulamadık. Bunu defalarca yazdım. Bu vesileyle bir kez daha değineceğim. Üniversite camiası şehir ile kaynaşamadı ama bundan hem yerel yönetimler hem Kocaeli Valiliği sorumludur. Çünkü onlar gereken düzeyde öncülük yapmamışlardır. Büyükşehir’in alt yapılarını ve İzmit Belediyesi’nin KOÜ ile işbirliği halinde gerçekleştirdiği projeleri yadsımıyorum. Ancak yine de yeterli bulamıyorum. Bu kültürel bir ilişkidir ve karşılıklı alışverişe odaklıdır. Yani şehir üniversiteye verici olur, aynı şekilde Üniversite de şehre.

İstihdam için mi?

Bütün bunlar olmadıktan sonra üçüncü üniversiteyi kursak ne olur? Birkaç bin personele iş bulmuş oluruz. Üniversiteye giremeyen öğrencilere bir şans yaratırız. Şehrin ekonomik yaşamına katkı sağlar dolayısıyla ekonomik büyüme sağlamış oluruz. Daha başka? Bir de üç üniversitemiz var diye hava atma imkanımız doğar.

Bence; herkesi üniversite mezunu yapacağız diye düşünmek yerine ara eleman yetiştirmeye kafa yormalıyız. Kentimiz bir sanayi kenti olduğunu hatırlayarak, onunla paralellik sağlayacak projelere önem vermeliyiz. Bunu GTÜ yavaş yavaş başarmaya başladı ve iyi de ediyor. Ayrıca geleceğin mesleklerine yatırım yapmayı öne çıkarmalıyız. Bütün bunları bir fikir jimnastiği olsun diye not düştüm. Elbette devlet değil de özel sektör yapacak olursa ona hiç itirazım olmaz aksine desteklerim.

 

 

 

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Çağdaş Kocaeli Gazetesi | Kocaeliden dünyaya Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Yukarı ↑