Gazeteci Tanyel Keser vefat etti
Erzurumlular pikniğe davet etti
Aygün, ‘En büyük gücümüz gençlerimiz’
Kayalıklardan denize atlayan genç boğularak can verdi

Anket
Kocaeli'nde halkımız için yapılan sosyal faaliyet alanlarını yeterli buluyor musunuz?
  • Hayır
  • Evet
  • Fikrim yok

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Röportaj

SEÇİLİRSEK KATKIMIZ OLUR’

İlyas Şeker Kimdir? 1960 Erzurum doğumlu olan İlyas Şeker, Gazi Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olup harita kadastro mühendisidir. 1978-1981 yılları arasında memur olarak iş hayat

23 Mart 2011 Saat: 08:04

Normal 0 21 false false false MicrosoftInternetExplorer4

İlyas Şeker Kimdir?

1960 Erzurum doğumlu olan İlyas Şeker, Gazi Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olup harita kadastro mühendisidir. 1978-1981 yılları arasında memur olarak iş hayatına başladı. 1985 yılından itibaren ülke genelinde planlama ve altyapı konusunda serbest çalıştı. 7990'dan itibaren Refah Partisi, Fazilet Partisi ve AK Parti'de il yönetim kurulu üyeliği ve başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1994-2011 yılları arasında 17 yıl belediye meclis üyeliği yaptı. 7 yıldan beri Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekilliği ve İmar Komisyon Başkanlığı görevinde bulundu. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

İl başkanları toplantısında, 'Meclis üyeleri aday olmasın' denmesine karşın aday oldunuz. Bu bir meydan okuma mıydı, yoksa izin alınarak yapılmış bir şey miydi?

Meydan okuma asla olmaz. Ben uzun yıllardır aktif siyasetin içerisindeyim. Meydan okumak bizim bildiğimiz siyasi nezakete ve aldığımız siyasi terbiyeye kesinlikle yakışmaz. Siyasi terbiyemiz böyle bir şeye müsait değil. Temayülden önce gittiğim yerlerde de bir yanlış anlama olmasın diye hep bunu anlattım. Benim bir il başkanlığı sürecim oldu. Bu dönemde Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem Bey beni bir tarafa yazmış.

'BEN SANA GÖZ KOYDUM'

Ekrem Bey, o sürece dayanarak geçtiğimiz günlerde beni il başkanlığı ile ilgili davet etti. Kendisiyle görüşmemizde başkanım 'Benim il başkanlığı ile ilgili her hangi bir düşüncem ve çalışmam yok' dedim. 'Kamuoyu beni üç aydan beri milletvekili aday adayı olarak biliyor. İbrahim başkanımızın da rızasını aldım. İl başkanlığı teklifinize teşekkür ederim ama böyle bir düşüncem yok' diye ekledim. 'Ben sana göz koydum. Başbakan'a çıkaracağım' dedi. Ben de 'Çıkalım aynısını başbakanımıza da anlatırım. Onun vereceği görev benim için emirdir' dedim.

GENEL MERKEZDEN İZİN ALDIM'

Çıkacaktık ama o ara bazı ulusal gündemlerden dolayı Başbakan'ın programı değişti ve biz görüşemedik. Ekrem Bey'le yaptığım görüşmelerden de yine aynı şekilde Mahmut başkanın ve İbrahim başkanın da haberi vardı. İl başkanları toplantısında böyle karar alınınca da Mahmut başkan ve İbrahim başkan ikisi birlikte Ekrem Bey'in yanına gidiyorlar ve, "Başkanım İlyas Bey ne yapacak istifa edecek mi, etmeyecek mi" diye soruyorlar.

'MAKAM HIRSI OLAN BİRİ DEĞİLİM'

Ekrem Bey de, "İstifa edebilir sorun yok" diyor. Ekrem Bey tam olarak, "İlyas 17 yıl belediye meclis üyeliği yapmış. İstifa etsin. Listeye girerse girer, girmezse de girmez" demiş. Yani tamamen genel merkezin izni doğrultusunda gelişen bir durumdur. Yani izni alan Mahmut Başkanla İbrahim Başkan'dır. Yoksa teşkilata rağmen öyle bir şey hayatta yapmam ben. Makam hırsı olan biri değilim.

Teşkilatın tam desteğini alarak birinci seçildiniz. Şu süreçten sonra kendinizi kaçıncı sırada görüyorsunuz?

Onu kestirmek çok zor. Temayül yoklamasının sonuçları sıralamayı doğrudan etkileyecek bir sonuç değil. Sıralamayı etkileyecek birçok neden var. Bunlardan biri temayül yoklaması. İkincisi ise kamuoyu yoklaması. Üçüncüsü Ankara'da yapılacak olan mülakat. Dördüncüsü meclisin bu dönem hangi meslek grubuna ihtiyacı var ve o meslek grubundan müracaat edenlerin sayısı ile deneyimleri. Bunlar önemli. Beşincisi ise Başbakan belki kendine göre bire bir araştırma yaptıracaktır. Bölgelerde tanıdığı, güvendiği insanlara mutlaka isimleri soruşturacaktır. Tabii bir de mevcut milletvekillerimizin durumları var. Bu değerlendirmeler yapıldıktan sonra başbakanımız sıralamayı yapacaktır.

'SEÇİLİRSEK KATKIMIZ OLUR'

Bu süreçte şu sırada, bu sırada yer alırım demek doğru olmaz. Tabi ki hepimiz listede yer almak isteriz. Hedefimiz milletvekili olmak. Faydalı olabileceğimizi düşünüyoruz. Kentimize ve ülkemize hizmet edebileceğimizi biliyoruz. Bugüne kadar ki birikimlerimizin mutlaka bir faydası olacağı kanaatindeyiz. Başbakanımızın 2023 vizyonuna faydalı olabileceğimi düşünüyorum. Hem mesleğim hem de belediye tecrübelerim açısından. Seçilirsek katkımız olur fakat kaçıncı sırada oluruz bilemiyoruz. "Mevcut milletvekillerimiz bize yetiyor derlerse" de diyecek bir şey yok. Ayrıca Başbakanımızın mevcut milletvekillerimizde de arayacağı kriterler var. "Meclis'e devamlılığına, teşkilatlarla ilişkisine, kamuoyundaki durumlarına bakacağım" diyor. Mevcut milletvekillerimizin de bu durumlarla ilgili bir sorunu yok.

Sizce kaç milletvekili çıkarırsınız?

Milletvekili sayısı biraz aldığınız oyla da orantılı. Bizim dışımızda diğer partilerin alacağı oylar da önemli. O oyular belli olmadan şu kadar milletvekili çıkar demek çok doğru olmaz. 8 çıkar gibi görünüyor. Tabii CHP ve MHP'nin durumu da çok önemli. Onun dışındaki partiler pek etkili olmaz. Bu iki partinin yapacağı listeler ve AK Parti'nin yapacağı liste de çok önemli. Bu listeler milletvekili sayısını belirleyecek. İl başkanımızın yüzde 61 oy hedefi var. Yakalanma ihtimali yüksek olan bir hedef. Bu oyu alırsak 8 milletvekili çıkartırız.

İbrahim başkan dışında başka kimseden izin ya da görüş aldınız mı? Mesela eşinizden?

Birinci derecede izin almam gereken İbrahim başkandı. 1985 yılından beri birlikte çalıştık. İbrahim Bey'e bir ağabey ve bir büyük olarak saygım sonsuzdur. Kesinlikle kendisini kırmak istemem. Hatta İbrahim Başkan, "İlyas otur milletvekili aday adayı olma bu dönemi birlikte bitirelim" deseydi olmazdım. Bunu çok net söylüyorum. Çünkü bu daha önce de yaşadık. Rızası olmadı gitmedim. Bu konuyu da 3 ay öncesinden başkanımla paylaştım. "Başkanım 17 yıl çalıştık. Belli bir zaman geçti ve benim böyle bir düşüncem var" diyerek anlattım. "İlyas bir değerlendirelim" dedi. Beni biraz salladı ve bir iki hafta küstü.

'İBRAHİM BAŞKAN'IN RIZASINI ALDIK'

Tabii bu işler ekip işi. İyi bir ekibiniz varsa başarıya gitme şansınız o kadar yüksektir. Bir de ekibin birbiri ile uyum içinde olması gerekiyor. Herkes güzel işler yapabilir ama ekibin arasında uyumsuzluk varsa o da ciddi problemler oluşturabiliyor. Allah'a şükür biz bu anlamda İbrahim Başkanımla hiçbir sıkıntı yaşamadık. Ağabey- kardeş gibi bugüne kadar geldik. Sonuçta İbrahim Bey'in rızasını aldık. O konuda bir problem yok.

'EŞİM SICAK BAKMADI'

Eşime gelince o da bu konularda hiç hırslı değildir. Hatta, "Gitmesen ne olur. Düzenimizi bozacağız. Sürekli Ankara'ya gidip geleceksin" diyor. Zaten 20 yıldır aktif siyasetin içindeyiz. Oğlum 13 yaşında ve ben nasıl büyüdüğünü fark edemedim. Çünkü eve vakit ayıramıyorsunuz. Zaten benim karakterim itibari ile de bulunduğum konumda bana verilen görevi en iyi şekilde yapma prensibim vardır ve çok fazla zaman harcarım.

'ÖNCE RIZALARI YOKTU AMA...'

Belediyeye sabah 9'da gelirim ve akşam 10'dan önce de kolay kolay gidemezdim. Onun yanı sıra farklı programlar oluyor ve eve gece 12'den önce gidemiyorsunuz. O yüzden pek rızaları yoktu ama onların da rızasını aldık. Tabii bunun yanında İzmit'te eskiden beri güvendiğim, düşüncelerine değer verdiğim insanlar var. Onlarla görüştüm. Ankara'da Nihat Bey ile makamında yaklaşık 2 saatlik bir görüşmem oldu. Kendi düşüncelerimi aktardım. Nihat Bey'le de son değerlendirmeleri yaptık ve yola çıktık.

Nihat Bey nasıl değerlendirdi?

Sonuçta hiç kimse garanti vermiyor. Problemli bir görüşme değildi. Net bir şey söylemedi. Olumlu karşıladı.

MHP, AK Parti'den çok aday adayı çıkmasını rant düşüncesi olarak değerlendirdi? Siz bu yorumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

MHP'nin o ifadesinden haberim yok. Ama öyle bir şey varsa o tamamen kıskançlıktır. AK Parti'ye bu kadar talep var bize kimse gelmiyor diye kıskanıyorlardır. Rant AK Parti milletvekilliğinde varsa MHP'de de CHP'de de vardır. Ayrıca bunun rantla da ilgisi yok. Ülkesini, kentini seven hizmet etmek isteyen insanlar müracaat ediyor.

KOCAELİ'DEKİ SAYI AZ BİLE...

Türkiye'de AK Parti'nin son seçimde yüzde 50 oy oranı vardı. Yani Türkiye'de iki kişiden biri ak partili. Yüzde 50'sinin de gönlünden milletvekilliği geçebilir ve bu insanlar müracaat edebilir. Bu gayet doğaldır. Türkiye geneline bakarsak Kocaeli'deki talep az bile. O tamamen siyasi kıskançlıktan kullanılmış bir ifadedir. Onlara tavsiyemiz çalışın size de müracaat eden olsun. Çalışınca oluyor.

Temayülün sonuçlarını değerlendirme fırsatınız oldu mu? Hangi ilçeden daha çok oy aldınız?

Her ilçe ayrı ayrı sandıklarda kullanmadı. Zaten çok önemsemiyorum. Öyle bir ayrıma gerek yok.

Aldığınız oyu bekliyor muydunuz?

AK Parti'nin milletvekili seçerken uyguladığı bazı kriterler var. Ön seçim gibi değil de kamuoyu ve teşkilatların nabzını tutmak için adayları bu uygulamalara tabi tutuyor. İlk sırada çıkacağımı biliyordum. 20 yıldan beri bu işin içindeyim. Son 7 yıldır belediye başkan vekilliği görevindeydim. Teşkilatlarla içli dışlıyım. Herkese kapım açık.

TEREDDÜDÜM YOKTU...

Şu dezavantajı vardı. İcrada olduğunuz süre içerisinde mutlaka taleplerin hepsine karşılık veremiyorsunuz. Yapmadığınız ve yapamadığınız işler oluyor. Bundan dolayı kırgınlıklar da olabiliyor. Ondan dolayı bir eksiklik olabilir diye düşünüyordum. Ama ilk sıralarda çıkacağımı yine de düşünüyordum. O konuda tereddüdüm yoktu. Ama bu kesinlikle bir seçim sonucu değildi. Kazanan da kaybeden de kesinlikle yok. Temayülden iyi sonuçlarla çıkmak milletvekilliği yolunda bir artıdır.

Son dönemde Erzurumlular'ın adayı gibi lanse edildiniz. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?

Aslen Erzurum doğumluyum. 1985ten beri Kocaeli'de yaşıyorum. Çocuklarımın iki tanesi Kocaeli doğumlu. Eşim Kocaelili. İki kızım depremde rahmetli oldu. Mezarları Kocaeli de. Yani ben Kocaeliliyim. Kocaeli'de yaşıyorum. Ayrıca milletvekili adaylarının şu bölgeden bu bölgeden diye algılanmasını da doğru bulmuyorum. Hangi kökenden olursa olsun, hangi vilayetten gelirse gelsin fark etmez. Önemli olan o insanın bu kente hizmet edip edemeyeceği. Hizmet etme kabiliyetinin olup olmadığı. Ülkeye bu anlamda katkı sağlayıp sağlamadığı.

'HERKESİN OYUNA TALİBİM'

Bazen Gebze'ye gidiyoruz. İşte diyorlar, "Başkanım Gebze'ye en az iki kontenjan olsun." İyi iki tane verdik diyelim. Bu iki vekili hangi ilçeye dağıtacaksın. Gebze'ye mi, Çayırova'ya mı, Dilovası'na mı? Dilovası'na verdik diyelim. Orada Karslılar, Ağrılılar ve Erzurumlular var. Yani böyle girdiğiniz zaman onun sonu gelmez. Önemli olan seçilecek olan adayların kente ve ülkeye katkı sağlayıp, proje üretebilmesi. Hizmet yapamayacaksa ve verimli olamayacaksa nereden geldiğinin bir önemi yok. Bu bizim kültürümüzde var. İşte seçilen kişi benim komşum olursa ben daha rahat kapısını çalabilirim. Benim hemşerim olursa daha rahat ulaşırım. Ondan kaynaklanan bir konu. Herkesin oyuna talibim. Erzurumlunun da Karslının da Kocaelilinin de. Önemli olan o.

Röportajımızın ikinci bölümünden öne çıkan konu başlıkları şöyle;

Özellikle STK'lar ile ilgili olan konuları çok önemsiyoruz...

Kızılay, MÜSİAD, MAZLUMDER ve diğer STK'lara üyeliğim var...

Başkanımız öğretmen kökenli olduğu için konu gençler ve spor olunca hiç acımıyor ve bütçenin ağzını sonuna kadar açıyor.

Ben gerçekten hizmet etmeyi seviyorum.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haber - Çağdaş Kocaeli Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
Yukarı ↑