- 04 Haz 2021 - 15:00

“Marmara'yı bir foseptik gibi kullanmışız”

Marmara Denizi'nde Müsilaj Problemi ve Çözüm Önerileri Çalıştayı’nda konuşan MBB ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, "Samimi bir itirafta bulunmak gerekirse, adeta Marmara'yı bir foseptik gibi kullanmışız yani sadece ön arıtmadan geçen bir atık suyu açık denize derin deşarjlarla boşaltmışız” dedi

Büyütmek için resme tıklayın

Marmara Belediyeler Birliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının destekleri ve işbirliğiyle dün “Marmara Denizi’nde Müsilaj Problemi ve Çözüm Önerileri” başlıklı çevrimiçi çalıştay düzenlendi. Bu çalıştayın çıktıları ışığında 6 Haziran 2021 Pazar günü saat 13.00’te Başiskele Tryp by Wyndham Otel’de Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un yönetiminde ve MBB Başkanı Tahir Büyükakın’ın ev sahipliğinde; Marmara Denizi'ne kıyısı bulunan MBB üyesi Balıkesir, Bursa, İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanları ile Çanakkale ve Yalova Belediye Başkanları ile MBB Encümen Üyesi Başkanların katılımıyla yapılacak olan toplantıda Marmara Denizi Ortak Eylem Planı konuşulacak.

ELE ALINAN KONULAR

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının destekleri ve işbirliğiyle düzenlenen “Marmara Denizi’nde Müsilaj Problemi ve Çözüm Önerileri” başlıklı çevrimiçi çalıştayda Marmara Denizi’nin mevcut çevresel durumu ve bunun deniz ekosistemine etkileri, kentsel atıksu yükü ve projeksiyonlar, su ürünleri ve turizm başta olmak üzere çevre yönetiminin sektörel etkileri, tarımsal kirlilik ve gemilerden kaynaklı kirlilik konuları ele alındı.

2007-2008 YILLARINDA BENZER BİR VAKA OLDU

Marmara Belediyeler Birliği (MBB) ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Tuna Nehri ve Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler üzerinden de Marmara Denizi'ne kirlilik geldiğini, dolayısıyla sınır ötesi bir durumun bu ekosistemi etkilediğini bildirdi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve MBB'nin iş birliğiyle çevrim içi düzenlenen "Marmara Denizi'nde Müsilaj Problemi ve Çözüm Önerileri" başlıklı çalıştayda konuşan Büyükakın, müsilajla ilgili Marmara Denizi'nde 2007-2008 yıllarında benzer bir vaka olduğunu, sebepleri üzerine akademisyenlerin ve araştırma programlarını yöneten yapıların araştırma ve tespitleri bulunduğunu, yapılması gereken ana başlıkların da bilindiğini söyledi.

‘BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ’

MBB olarak kuruluş misyonlarının odağına Marmara Denizi'nin sürdürülebilirliğini aldıklarını ifade eden Büyükakın, bununla ilgili bileşenleri yeniden gözden geçirdiklerini söyledi. Büyükakın, yeni dönemde MBB'nin misyonuna tekrar dönüp yeni çalışmalar yapmasını teşvik ettiklerini dile getirerek, "Başından beri şunu söylüyoruz; Marmara'yı bir havza olarak ele almak lazım. Çevrelerindeki etkileşim içinde olduğu diğer sistemlerle ele almak lazım ve bütünleşik bir yönetim sistemi oluşturmak lazım. Birliğimizin düzenlediği en önemli etkinliklerden bir tanesi Marmara Urban Forum (MARUF). Önceki yıl yapılmıştı ve çok ciddi bir katılım sağlanmıştı. Forumda da 2 ana tema üzerinde durduk, biri belediyelerin önündeki meydan okuyan konulara yeniden bakmak, pandemiden sonra gördük ki iklim değişikliği gibi konular bize gösteriyor ki birlikte hareket etmeliyiz" şeklinde konuştu.

‘ORTAK HAREKET ETMELİYİZ’

Deniz salyası konusunda da ortak hareket etmeleri ve yeniden düşünmeleri gerektiğini aktaran Büyükakın, "Samimi bir itirafta bulunmak gerekirse, adeta Marmara'yı bir foseptik gibi kullanmışız yani sadece ön arıtmadan geçen bir atık suyu açık denize derin deşarjlarla boşaltmışız, Akdeniz'den Karadeniz'e doğru dip akıntısı yoluyla Karadeniz'e gideceğini düşünmüşüz ve bu yolla devam etmişiz. Aynı zamanda Tuna Nehri üzerinden ve Karadeniz'in diğer bölgelerinden, Karadeniz'e kıyısı olan diğer ülkelerden ve Karadeniz üzerinden Marmara'ya gelen kirlilik kaynaklarını da düşünmek ve bunu da eylem planımıza dahil etmek gerekiyor. Yani sınır ötesi durum da Marmara ekosistemini etkiliyor" ifadesini kullandı.

DENİZ SALYASINI BESLİYOR

Büyükakın, MBB üyelerinin ortak bir eylem planı konusunda hem fikir olduğunu belirterek, "Ortak hareket edeceğiz. Yaklaşık Marmara Denizi'ne yapılan deşarjın yüzde 50'sine, yüzde 52'sine yakını biyolojik ve ileri biyolojik arıtma yapılmadan yapılan deşarjlar. Bunun önüne geçilmemesi halinde, deniz salyasının beslenmesine vesile olan azot ve fosfor giderimi yapılmadan yapılan bütün deşarjların Marmara Denizi'ndeki bu problemi devam ettireceğini biliyoruz.

‘DERİN DENİZ DEŞARJLARI MASAYA YATIRILMALI’

Mesele sadece evsel atıklardan ve kanalizasyondan kaynaklanan azot ve fosfor kaynakları değil aynı zamanda endüstriyel kaçaklar, yüzey sularından gelen özellikle tarımsal faaliyetler nedeniyle yapılan katkıları da düşünmek lazım. Derin deniz deşarjlarının masaya yatırılması lazım. En kontrol edilebilir, en yakınımızda olan değişken arıtma tesisleri, buralarda ileri biyolojik arıtma ve biyolojik arıtma imkanını geliştirmemiz lazım. Bunun da bir bütçe karşılığı var. Belki bunun da üzerinde ayrıca durulmasında yarar var" dedi.

04 Haz 2021 - 15:00 Kocaeli- Gündem

Son bir ayda cagdaskocaeli.com.tr sitesinde 265.367 gösterim gerçekleşti.

# DENİZ SALYASI İLE İLİŞKİLİ:

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.