Geleceğin iktidarıyız

10 Nisan 2011 Saat: 08:18

CHPde bir dönem (2002-2008 arası) siyaset yapan daha sonra istifa ederek 2 ay önce BDPye üye olan Sinan Odabaş, 12 Haziranda yapılacak Genel Seçimler öncesi BDPden aday adayı olarak vitrine çıktı

CHP'de bir dönem (2002-2008 arası) siyaset yapan daha sonra istifa ederek 2 ay önce BDP'ye üye olan Sinan Odabaş, 12 Haziran'da yapılacak Genel Seçimler öncesi BDP'den aday adayı olarak vitrine çıktı. Odabaş, "Geleceğin iktidarıyız" dedi

Uygur METE'nin röportajı

Partisinin yüzde 10 barajını rahat geçeceğini ancak karanlık ellerin halen daha Türk siyasetinden elini çekmediğini belirten siyasetin 'İnatçı Laz'ı olmaya aday ismi, iddialı söylemleri ve içten, inandığı değerlere olan bağlılığı ile tam not alırken, geçtiğimiz dönem iktidarın Kürt açılımı ile batı illerde gönüllerini aldığı Kürt seçmenlere seslenerek, artık yuvaya dönme zamanı, hükümetin söylemleri ile eylemleri tutmadı diyerek çağrıda bulunuyor. Laz kökenli bir adayın Kürt sorunlarına karşı duyduğu bu hassasiyet ortaya ilginç bir tablo çıkarıyor...


Sinan Odabaş kimdir?

1959 Artvin doğumlu. Evli İki çocuk babası. Kocaeli Barış Meclisi sözcüsü. 2002-2008 yıllarında CHP'de aktif siyaset yaptı. 1,5 yıl önce CHP'den istifa etti. 2 ay önce BDP'ye üye oldu. Gençlik dönemlerinde sosyalist gençlik hareketi Dev-Genç içinde siyaset yaptı. 1977-1978de KYÖD Başkanlığı yaptı. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu ve emekli.

***12 Haziran'da yapılacak seçimlere bağımsız milletvekili adayı olarak başvuruda bulundunuz. Ülkemizde gördüğünüz en önemli sorun nedir ?

Ülkemizin çok önemli sorunlarından biri olan kalkınma sorunu hala baş gösteriyor. 1970'lerde İspanya'daki Sinan Odabaş ile Türkiye'deki Sinan Odabaş'ın 300 dolar geliri vardı bugün ispanyadaki Sinan Odabaş'ın 30 bin dolar geliri oldu. Ülkemizin ana sorunu Kürt sorunu olduğu gibi özgürlük eşitlik sorunu olduğu gibi bir kalkınma sorunu da var. Son günlerde anayasayı tartışıyoruz... Türkiyenin insan haklarına saygılı yeni bir anayasaya ihtiyacı var...

***Hükümetin açılım politikaları yeterli değil mi? Sizce ne gibi eksiklikler var...

Hükümetin Kürt sorunu ve diğer sorunlarla ilgili bir açılım politikası oldu. Ama toplumlar tarihini bilenler-izleyenler şunu bilir. Bütün toplumlarda toplumsal mübadele ancak azınlık olan grubun rızasının da tam anlamıyla alınmasıyla oluşur. 17 yıl önce siyasi askeri bürokrasi sivil siyaseti hükümeti devirerek organizasyonlarını açığa çıkarınca hükümet kendisi bürokratlaşmaya başladı.

GELECEĞİN TÜRKİYESİ PROJESİ...

Dikkat ederseniz ilk 'Kürt açılımıydı' sonra 'milli birlik' dedi çevirdi çevirdi şimdi Kürt dilini inkar noktasına geldi. CHP'nin de bu sorunu çözeceğini düşünmek hayalcilik olur. Türkiye'nin toplumsal muhalefetinin tüm unsurlarını kendisinin içerisinde hissedeceği geleceğin Türkiyesi projesidir. Toplumsal muhalefeti bugün içinde barındıran Türkiye'deki tek hareket bağımsız Kürt hareketidir.

GELECEĞİN İKTİDARI BİZİZ...

Türk solu birçoğu binde bir seviyesinde bölünmüş vaziyette. Bu da Kürt hareketine birinin verdiği bir şey değildir, tam tersine tek başımıza siyaset üretirken, asıl Kürt sorunu içinden çıktığı için bugün Türkiye'deki tek muhalif parti olmuştur. İçerisinden farklı liderlerin çıktığı ayrıca benim gibi Laz, Çerkez ve benzeri arkadaşlarımızın da içerisinde yer aldığı projedir ve geleceğin iktidarı biziz. Dünyanın her yerinde değişimci ruhunu kaybedip ülkeyi bürokratlaştıran iktidarların şansı yoktur.

***Geçmiş dönemde CHP'de siyaset yaptınız. Yeni Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun gelmesiyle CHP'de bazı söylem değişiklikleri oldu hatta CHP ilk kez Kürt sorununa karşı samimi söylemler geliştirdi. Siz bu değişimin samimi olduğunu düşünüyor musunuz? Şayet samimi buluyorsanız neden CHP'den değil de BDP'den bağımsız olarak aday oldunuz?

CHP'de yedi sekiz sene Av. Mustafa Okçu ile bir proje yürüttüm. Bu projenin amacı CHP'yi Sosyal demokrasinin evrensel değerlerine çekmekti. CHP ülkenin kurucu partisi ve devletin partisi. Geleneksel Cumhuriyet olgusundaki ittihadın devamıydı. Evrensel değerlerde sosyal demokrat partiler dünya ailesine önemli hizmetler vermiştir. Buna en güzel örnek Alman Sosyal Demokrat Partisidir. 8 üyeli Avrupa'yı 30 ülkeye genişlemesinde önemli rol almıştır.

CHP'NİN BENİ DEĞİŞTİRMESİNDEN ENDİŞE ETTİM

Kocaeli yaklaşımı diye bir projede burada biz yaptık. Ama CHP'yi dönüştürmek kolay değildi ve bazı devlet değerleriyle bir yüzleşme yapması gerekti, bu mümkün olmadı. CHP'yi değiştirelim derken, tam tersine CHP'nin beni değiştirmesinden endişe ettim. Devrimci geleneklerden gelen biri olarak, CHP'yi dönüştürelim derken, CHP giderek daha derin devletçi Ergenekon'u savunan bir parti haline geldi. Biz bunlar yüzünden CHP'den istifa ettik. Keza bu partinin genel başkan yardımcısı Dersim'deki katliamı haklı kılırmış gibi oradaki vahşeti tasvip edermiş gibi açıklamalar yaptı.

***Türkiye'de son dönemde Kürt sorunu ile ilgili önemli mesafeler alındı. Hatta CHP ve MHP'nin yaklaşımında da son dönemde bir yumuşama gözlendi. Sizce bu değişimin sebebi nedir ?

CHP'deki yeni oluşum aslında becerebilirse, şuan Kürt sorunun çözümünde geleneksel devlet politikası olan inkar ve imha politikalarını bundan önce destekleyen devletçi partiler CHP ve MHP bu siyasetlerini değiştirirlerse, en azından sorunun çözümüne engel olmayan bir yere gelmeleri büyük bir başarıdır. Herhangi bir çözüm projesini bu olmaz diye reddetmemeleri bile olumlu sayılabilir. Tabi burada iktidarın devleti yönetme iddiasında olan bazı illegal gruplarla uğraşması, devleti yeniden sivil siyasetin eline geçmesine sebep oldu ki bu da genel anlayışta bir değişim yarattı. Devlet değiştiği için CHP'nin dili değişti. Olumlu ama yeterli değil....

***BDP olarak seçim barajına karşı iki dönemdir bir yöntem geliştirdiniz ve bağımsız olarak aday oluyorsunuz. Seçimlere girseniz yüzde 10 barajını geçebilir misiniz? Neden bu dönemde bağımsız girmeyi seçtiniz?

BDP olarak seçime girsek yüzde 10'u geçeriz ama hala tarafsız bazı organizasyonlar ortaya çıkmadı .Ne olur ne olmaz biz yine bağımsız olarak girelim dedik. Bizim sistemimiz halkımızın yüzde 90'ının istemediği bir sistem. Bizim vatandaş olarak paramızdan bu üç parti AKP, CHP, MHP dünya yardım alıyor. Benim paramla benim karşımda siyaset yapmış oluyor. Ben şimdi seçim kuruluna gidip yeninden para yatıracağım. "Bu sistem gayri meşrudur. Bu demokrasi değildir" diyecek bir dile ihtiyaç yok mu? Bu yüzden hareketimizi önemsiyoruz ve bu sistemin adaletsiz olduğunu vazgeçmeden vurguluyoruz.

***Seçim vaatleriniz nelerdir? Aksaklıkları bir hayli konuştuğumuz röportajımızda vatandaşlarımıza ne gibi çözümler önereceksiniz?

Bizim aslında seçim kanunlarını da içinde barındıran ülkemizin ana sorununu çözmeyi vaat eden özgürlük ve demokrasi sorunları dahil insanlık ailesine katılmamızı sağlayacak demokratik özerklik projemiz var. Seçim barajlarının kaldırıldığı bütün bireylerin söylemek istediğini özgürce söylediği sadece Kürt bölgesi ve Kürdistan için değil Kocaeli gibi batı kentlerimizin de daha hızlı kalkınmasını sağlayacak bir sistemdir.

BİZ GELECEĞİN İKTİDARIYIZ...

Diyelim Kandıra'da bir turizm potansiyeli var. Kandıra'da yapılacak projeyi Kandıralının yapması gerekmiyor mu. Bunlar neden Ankara'dan uzaktan kumanda ile yapılıyor. Bir bölgenin sorunlarını ve çözümlerini en iyi o bölgede yaşayanlar bilir. Neden Kandıralı kendi meclisini seçip kendi projelerini yapamasın. Bu bozuk parlamenter düzen yerine katılımcı demokrasiyi hayata geçireceğiz. Biz geleceğin iktidarıyız. Geleceğe dair projeleri olan organizasyon biziz. Bugün bakan seviyesindeki iktidar temsilcisiyle en açık ortamlarda siyaset konuşalım bizim yanımıza yaklaşamazlar. Bunlar siyaset ne deseniz onu bile tanımlayamazlar. "Kapitalizm içerisinde üretim faaliyetleri nedir" diye sorsanız bilmezler...

***Son olarak seçmene bir mesajınız var mı?

Her kentten bir bağımsız aday göstererek geleceğin iktidarının nüvelerini atıyor halkımız. Bu çaba bunun için çok değerlidir. Bu çabaya destek verirseniz sonuçlarını görürsünüz. Ayrıca batıdaki Kürt seçmeleri AKP'nin Kürt sorununu tanıyorum demesinin ardından ona güvendi ve onu destekledi. Fakat görülüyor ki AKP iktidarı geldiği son noktada artık Kürt dilini tanımıyorum demeye kadar geldi.

BU HAREKETE DESTEK VERECEKLERDİR...

AKP'nin bürokratlaşması ve dilimizi bile reddetmesi sonrası bu seçmen geleceğin iktidarını kuracak bu organizasyona katkı verecektir. Ayrıca emekçiler demokratlar sivil toplum örgütleri geleceğin iktidarı olacak bu harekete destek verecektir. Hatta öyle ki devlet bile, seçimler öncesi yaptığı güvenlik toplantısına BDP İl Başkanını davet etmiştir. Geleceğin asıl dinamiğini artık devlet bile fark etmiştir. Umarım kent basınımızda, toplumumuzdaki dinamiklerde bunu fark edecektir.

SİNAN ODABAŞ'IN KISA CEVAPLARI

EŞİTLİK- Tam da ihtiyacımız olan kavram

BDP LİDERİ SELAATTİN DEMİRTAŞ- İçinden genç liderler yetiştiren organizasyonun en güzel örneği

BAĞIMSIZLIK- Karakterimiz

DEMOKRASİ- Çatışmaları çözen kavram

BARAJ- Halk iradesini engelleme çabası