İSMAİL ERİMİŞ

FENERBAHÇE, FENERBAHÇE OLALI

23 Şubat 2019 Saat: 16:52

1 asır +11 yıllık mazisi olan Fenerbahçe, Fenerbahçe olalı böyle kötü ve zor günler görmedi.

Tabii ki Fenerbahçe'ye gönül veren milyonlar bile böyle utanç ve sıkıntı veren günler yaşamamıştı. Hatta, Beşiktaşlısı olsun, Galatasaraylısı olsun, ezeli rakiplerinin bu durumundan Türk futbolu adına memnun değildiler.

Evet sevgili okurlarım, bu günlerde Fenerbahçe için akla gelen en önemli soru:

Ne olacak bu Fenerbahçe'nin hali?

Ziraat Türkiye Kupası'nda Ümraniyespor'a yenilerek Türkiye, Ziraat Kupası'na veda etmişsin.

Avrupa Kupalarında, kendi sahanda Zenit'e karşı yakalamış olduğun 1-0 skor avantajını deplasmanda koruyamamış, 3-1 yenilerek son 16 takım arasına girememiş, Avrupa macerasına da elveda demişsin.

Ülkende, Spor Toto Süper Ligi'nin 23. haftasına girerken durum: Ata Demirer'in unutulmaz filmi;

''Eyvah Eyvah'' gibi. Düşme hattının bir üstü 24 puan ile 15. Sırasındasın.

Akıllara gelen tek kelime:

''Felaket.''

Bitmedi, Spor Toto Süper Ligi 23. haftasındaki rakibin, eski adıyla Mithat paşa Stadyumu'nda, kendi seyircisi önünde, Ligde son üç maçını kazanıp yükseliş trendine geçen formda bir Beşiktaş.

Eyvah ki ne eyvah. Ne olacak şimdi?

Evet değerli okurlarım, Ne olacak şimdi sorusuna , değişik kesimlerin değişik cevapları olacaktır.

Önce yazılı ve görsel medyaya bakacak olursak;

Maç öncesi ne kadar çok bilen varsa! Yazılı medyada sayfalar dolusu doğru yanlış yazacaklardır. Hepsi bol keseden atıp bol keseden tutacaklar.

Görsel medyada ise kimi kişiler ekranlarda boy gösterip, gündemde kalmak için hakaretlere varan eleştirilere devamlı edecekler, kavgacı kimlikleriyle de ukalalıklar edip çok bilmişlik taslayacaklardır.

Fenerbahçe cephesinin bakış açısı da farklılık arz etmeyecek:

İyi niyetli Fenerbahçe taraftarı: Bu bir derbi dir her sonuç alınabilinir, derken.

Fanatik Fenerbahçe taraftarı: Kesin kazanacağız, üç atarız, gibi kesin tavrını koyar.

Fenerbahçe Yönetimi: Ah, şu maçı kazasız belasız bir geçsek diye düşünür ve dua eder.

Fenerbahçe Teknik Direktörü: Bu maçı kazanıp, iyi bir seri yakalayıp, Fenerbahçe'yi laik olduğu yere getireceğiz, der ve beyanatlar verir.

Tabii ki bu satırlar benim düşüncem ve görüşlerim, katılan olur katılmayan olur hepsine saygı sonsuz deyip Kara kartallar cephesine döndüğümüz zaman;

İyi niyetli Beşiktaş taraftarı: Rakibimiz Fenerbahçe zor günler geçiriyor, bu zor gününde bir tekmede bizim atmamız yakışık olmaz ifadesini kullanabilir.

Fanatik Beşiktaş taraftarı: İyi gün kötü gün beni ilgilendirmez, üç atar yolumuza bakarız diye kesip atar.

Beşiktaş Yönetimi: Beşiktaş her zaman düşenin yanında zor günlerin dostudur. Ama bu profesyonel bir oyundur galibiyet dışında başka bir sonuç düşünülemez der.

Beşiktaş Teknik Direktörü: Sahaya çıkar Beşiktaş'a yakışır şekilde rakibe saygılı fair play çerçevesinde her zamanki  mücadelesini verir, o günkü şartlar altında kazanan taraf biz olmak isteriz, diyeceklerini düşünüyorum.

Gelelim maç sonrasına:

Maç sonunda yazılı ve görsel medya maç içindeki nadirde olsa yapılan klas hareketler veya atılan gollerden ziyade, yalnız futbolun dışındaki hikayelerin peşine düşüp, masalların anlatılmasına devam edeceklerdir.

Ama maç sonu kaybeden için tek bir görüş vardır: Bu hafta kaybettik, artık önümüzdeki haftalara bakacağız gibi klasik kelimeye sığınacak.

Kazanan ise: Bir seri yakaladık yükselmeye devam edeceğiz diye böbürlenecek.

Sosyal medya dediğimiz ise: 7 yaşından, 77 yaşına kadar atıp tutacaklar. Kendilerinin yazdıkları yalana zaman içinde kendileri de inanacak ve savunacaklar.

Evet değerli okurlarım, sonuçta basma kalıp spor değimlerinden toparlanmış basma kalıp bir yazı, tıpkı Türk futbolundaki basma kalıp, ağır aksak sergilenen futbol oyunu gibi.

Sevgilerimle.