İSMAİL ERİMİŞ

İSTİKRAR VE BEŞİKTAŞ

7 Mart 2019 Saat: 13:27

Son günlerin en popüler ve  revaçta olan moda bir söz vardır;

İSTİKRAR !

Sekiz harfli Arapça kökenli olan bu kelimenin anlamına baktığımız zaman;

Düzenlilik içinde sürüp gitme, kararlılık anlamına gelen bu cümle ile karşılaşırız.

İstikrarı, kişi olarak kendi içinde ve ailende zor da olsa sağlayabilirsin. Ama, sosyal kuruluşlar, spor kulüpleri ve camialar gibi toplumsal  kuruluşlarda, elini taşın altına sokmadan yalnız, muhalefet eden bazı kişiler yüzünden;   ''Düzenlilik içinde sürüp gitme''  Yani istikrar, kimi zaman inkıtalara uğrayabilir.  İşte o anda şahsi kabiliyetler ve lider ön plana çıkar; Etrafındaki inanmış fikirlerini söylemekten sakınmayacak, duygularının esiri olmadan aklın ve tecrübelerin birikimi ile yola çıkarak, takım birliği içinde alınan tedbirler ile zor günleri atlatıp, istikrarı sağlarlar.

Evet değerli okurlarım, satır başlarıyla gittik ama bir nebze istikrarı açıklaya bildiysek ne mutlu.

Şimdi gelelim beş dakikada Beşiktaş'a;

Tüm sözlerim ve kelimelerim, balık hafızalı, şahsi çıkarlar peşinde koşan, yönetim içindeki çatlak sesler ve tuttukları takımların formalarını taşıyan, asla Türk futbolu menfaatleri ve futboldaki fair- play anlayışı olmadan, elinde kalem  yazan, çizen takımı ile görsel medyada kin ve nefret kusan sözde yorumcular için.

Gözleri dönmüş, balık hafızalılar; Şimdi düşünün bir kere;

Fikret Orman, 25 Mart 2012 tarihinde Beşiktaş'ı kriz döneminde devraldı, koltuğu devraldığı dönemde kulübün UEFA'dan aldığı Avrupa kupalarından men cezalarıyla da uğraşmak zorunda kaldı.

Bütün zorluklara rağmen ''Feda'' sezonuyla camiada kenetlenmeyi sağlayıp kulübü ayağa kaldırdı.

Ayrıca, kulüp için en önemli projelerden biri olan Vodafone Park'ın yapımını ve hizmete girmesini sağlayan başkan oldu.

En önemlisi Başkanlığı dönemindeki ilk üç senesinde, üçüncü olan siyah-beyazlı takımı, ağabey diye hitap ettiği Şenol Güneş'e teslim etti.

Evet değerli okurlarım, kısaca Şenol Güneş hocaya gelecek olursak;

Sporculuk döneminden olsun, Milli Takımımızın Dünya Şampiyonası'ndaki üçüncülük başarısı olsun, Trabzonspor ve Bursaspor'daki teknik direktörlük dönemindeki genç sporcuları yetiştirip Türk futboluna kazandırma başarısını gösterirken, en büyük başarıyı da Beşiktaş'ta göstermiştir.

Beşiktaş'taki iki sezon yaşamış olduğu şampiyonluklar ile Şampiyonlar Ligi'nde ki rekor galibiyetler ve ülke puanına yapmış olduğu katkılarının yanı sıra tartışılmaz düzgün kişiliği ile Türk futboluna imza atmış ve de atacak olan çok saygın bir kişidir.

Şimdi lütfen, Çala kalem yazarken, boş keseden atıp tutarken, çok dikkatli olalım, bu onurlu iki insan hakkında yazmadan ve yorum yapmadan önce iki kere, yetmez üç kere, bir düşünelim.

Fikret Orman ne diyor; Sezon sonuna kadar hocamız ile sözleşmemiz var, sezon sonunda, hoca istediği kararı kendi verecektir.Var mı bir eksik bir fazla.

Hoca ne diyor; Sezon sonuna kadar Beşiktaş ile sözleşmem var, Türk Milli Takımı'nı çalıştırmak büyük bir onurdur. Milli takım dışında başka kulüplerde görev almam.

Zaten Türkiye Futbol Federasyonu ile antant kaldık ; Doğum günüm olan 01.06.2019 tarihinde yeni yaşımla birlikte resmen Türk Milli Takımının başında yeni hayatıma başlayacağım.

Bundan sonra, ayrılsaydı, ayrılmasaydı, geldiydi, gittiydi, söylediydi, söylemediydi, gibi afaki söylemlerin geçersiz olduğunu hepimiz biliyoruz.

Ama balık hafızalı belli bir kesim var ya lafım onlara, hani derler ya

''Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az''                                

Lütfen, artık bırakın bu safsataları ekmeğini yediğiniz kurumunuzu ve kendinizi afişte edip daha da düşmeyin, çünkü bilinçli futbol sever her şeyin farkında.

Sevgilerimle.